
Oysa benim annem de vardı, babam da... Ama her ikisi de yanımda değildi. Sanki dünyada yapayalnız kalmış gibiydim.

Gülten Dayıoğlu'nun Fadiş romanı, parçalanmış bir yuvanın ardından güvenli bir eve kavuşamayan küçük bir kızın yaşam mücadelesini anlatır. Fadiş'in en büyük dayanağı annesi Cemile'dir; ancak babasının onu kaçırıp annesinden uzaklaştırması, ana kızın sürekli ayrılıklar yaşamasına yol açar. Cemile kızının izini bulsa da geçimini sağlamak için çalışmak zorundadır ve Fadiş'i aylık para göndermek koşuluyla yakınlarının yanına bırakır.
Fadiş bu nedenle köy, kasaba ve kentlerde farklı akraba ailelerinin yanında yaşar. Her yeni ev ona başka insanlar, kurallar ve güçlükler getirir. Annesiyle birleşme isteği sürerken beklemek, özlem ve belirsizlik günlük hayatının parçası olur. Anlatı, çocuğun duygularını yalnız acı üzerinden kurmaz; sevinç, coşku, kaygı ve korku da değişen çevrelerle birlikte işlenir. Çeşitli yerlerde karşılaştığı insan ilişkileri, örf ve gelenekler yaşam serüvenini toplumsal bir çerçeveye yerleştirir.
Zorluklar karşısında gösterdiği direnç romanın merkezindedir. Bir yandan annesine bağlılığını korurken diğer yandan kendi ayakları üzerinde kalmayı öğrenir. İlk kez 1971'de yayımlanan eser, aile ayrılığının bir çocuk üzerindeki etkisini ve sevgiyle direnmenin dönüştürücü gücünü sade, duygu yüklü bir hikâyede birleştirir.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Oysa benim annem de vardı, babam da... Ama her ikisi de yanımda değildi. Sanki dünyada yapayalnız kalmış gibiydim.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş