
Oysa hayal etmek bir açıdan rüya görmeye benzerdi. Saçma sapan, olmadık mekânda olmadık rollere girebiliyordu insan. Hayal etmenin sonsuzluğunu iyi bilirdi o.

Suna Göynük'ün Esra Bir Kadın İki Hayat Bir Aşk romanı, boş ve bunaltıcı bulduğu hayatından çıkış arayan bir kadının tasavvufi boyutu olan bir aşkla karşılaşmasını konu alır. Bu karşılaşma, kadının kendisi dâhil çevresindeki her şeyi yeniden anlamlandırdığı başka bir yaşama geçiş imkânı yaratır. Sevme gücü, edilgen bir duygu olmaktan çıkarak kişinin kendi benliğiyle yüzleşmesini sağlayan dönüştürücü bir deneyime dönüşür.
Hikâyenin iki merkezindeki kadın ve adam, birbirlerinin iç dünyasında ilerleyen bir yolculuğa çıkar. Kadın güçlü biçimde sevebilirken adam aşkı kutsayan bir yaklaşım taşır. Aralarındaki yakınlık her zaman açıklık sağlamaz; suskunluklar, karanlık bakışlar ve karşılıklı olarak sezilen mahrem düşünceler ilişkinin gerilimini besler.
Hayatın acımasız baskısı arttıkça kadın aşkını sonuna kadar savunmaya karar verir. Bu kararlılık, kendi değişimiyle birlikte sevgilisinin de içsel bir yolculuğa çıkmasını sağlar. Roman, bir ilişkinin kişiye ayna olup olamayacağını ve aşkın hakikat arayışıyla nasıl birleşebileceğini sorar. Esra'nın iki hayat arasındaki geçişi, sevginin anlam verme ve yeniden doğuş düşüncesi çevresinde şekillenir.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Oysa hayal etmek bir açıdan rüya görmeye benzerdi. Saçma sapan, olmadık mekânda olmadık rollere girebiliyordu insan. Hayal etmenin sonsuzluğunu iyi bilirdi o.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş