
Evlerinizi avucuma toplayıp,tohum eker gibi ormanlara ve çayırlara serpebilmek isterdim.Vadiler caddeleriniz,yeşil patikalar dar sokaklarınız olsun isterdim,birbirinizi bağlar arasında arayıp giysileriniz mis gibi toprak kokarak gelin isterdim.🍀

Paperback. 13,00 / 21,00 cm. In Turkish. 160 p. Çevirmen : Nurettin Ceviz, Mehmet Hakki Suçin, Ahmet Demir
Bookspace topluluğundan 17 gönderi

Evlerinizi avucuma toplayıp,tohum eker gibi ormanlara ve çayırlara serpebilmek isterdim.Vadiler caddeleriniz,yeşil patikalar dar sokaklarınız olsun isterdim,birbirinizi bağlar arasında arayıp giysileriniz mis gibi toprak kokarak gelin isterdim.🍀

çünkü aşk taçlandırdığı gibi çarmıhada gerer sizi. Hem besler, büyütür hemde budar sizi…

bi solukta okuduğum bir kitaptı herkesin okumasını tavsiye ederimmmm.

Günaydın , güçlü olun “Bizler o direngen bitkinin tohumlarıyız , …”

Yazılanı silecek olan sadece alın terinizdir.

Aşk sizi çağırdığı zaman, onu izleyin ... Yolları zorlu ve dik olsa da.

“…sevgi kendi derinliğini bilmez ayrılık vakti gelip çatana kadar.”

Yüreğime saklanırsan eğer, seni bulmak zor olmaz.

“ Acılarınızın çoğu kendi seçiminizdir. “

Ruhumuz çoğu zaman bir savaş alanıdır.

Hayatımda gördüğüm en anlamlı ve yol gösterici şiir Çocuklarınız sizin çocuklarınız değildir. Onlar hayatın kendine olan özleminin oğulları ve kızlarıdır. Sizin aracılığınızla gelirler ama sizden değildirler. Ve sizinle birlikte olsalar da size ait değildirler. Onlara sevginizi verebilirsiniz, ama düşüncelerinizi değil. Çünkü onların kendi düşünceleri vardır. Bedenlerini barındırabilirsiniz, ama ruhlarını değil. Çünkü ruhları yarının evinde yaşar, Siz ise rüyalarınızda bile orayı ziyaret edemezsiniz. Onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz, Ama onları kendiniz gibi yapmaya çalışmayın. Çünkü hayat geriye doğru gitmez, Dün ile oyalanmaz. Siz yaylarsınız, çocuklarınız ise sizden fırlayan canlı oklardır. Okçu, sonsuzluk yolundaki hedefi görür Ve sizi kudretiyle gerer ki okları uzaklara gitsin. Okçunun elinde gerilmeniz mutlulukla olsun; Çünkü o uçan oku sevdiği gibi, Sağlam duran yayı da sever.

“ Gönülsüz pişirilen ekmek acı olur. “

"Bir de hakikati içlerinde taşıyıp da kelimelere dökmeyenler var."

“ Niye erişilmezi ararsın? “

Yüzünde leylak ve gül vardı; günbatımı akardı saçlarında ve dudaklarında gülümserdi şafak.

“… kim çile ve yalnızlığını geride bırakabilir ki içi sızlanmadan? “

Kendini Tanıma Daha sonra bir adam şöyle dedi: "Bize kendini tanımaktan söz et." El Mustafa cevapladi, dedi ki: "Kalpleriniz usulca bilir gündüzlerinizin ve gecelerinizin sırlarıni.