
Günahların en büyüğü denememektir.

Stephen King şöyle diyor: Kızım on üç yaşına gelinceye kadar ben de on üç roman yazıp bitirmiştim, ama hiçbirini okumuş değildi. Beni çok sevdiğini her fırsatta ifade etmesine karşın, yarattığım vampirlere, hortlaklara, garip yaratıklara ilgi gösterdiği yoktu. Bir gece çalışma odama kapandım, başlangıçta Peçeteler adını vermeyi tasarladığım bu kitabı yazmaya koyuldum. Taslak bittiği zaman kızım Naomi aynı hevessiz tutumuyla eline aldı. Ama odukudça kitap onu kendine esir etti. Derken bir gün yanıma gelip beni kucakladı, ‘Bu kitabın bir tek kusuru var,’ dedi. ‘Bitmesini hiç istemiyordum, oysa bitiverdi.’ İşte bir yazarın duymayı en çok istediği söz budur, sevgili dostlarım. O gün kızıma büyük bir saygı duydum. Artık ona hep elimden gelenin en iyisini vermeye çalışıyorum. Konuşurken onu çocuk yerine koymaya da kalkışmıyorum. Bundan böyle kitaplarımı kendim için yazdığım kadar, onun için de yazıyorum.
Bookspace topluluğundan 3 gönderi

Günahların en büyüğü denememektir.

Eğer birisi size, iyi ve cesur insan olmak için hiç korkmamanız gerektiğini söylerse, yalan söylüyor demektir.

Stephen King'in korku kalıplarının dışına çıkıp kaleme aldığı bu masalsı fantezi, kendi türünde bir istisna. Delain Krallığı'nda geçen hikâye; kötü kalpli büyücü Flagg'ın entrikaları, haksızca hapsedilen genç Prens Peter'ın sabrı ve dostluğun gücü etrafında örülüyor. King, anlatıcı olarak okuyucuyla doğrudan konuşan, sıcak ve neredeyse bir masalcı edasıyla ilerliyor; bu da kitaba hem naif hem de çok samimi bir hava veriyor. Güçlü yanı, sade ama etkileyici kurgusu ve unutulmaz karakterleri. Flagg, King evreninin diğer kitaplarında da karşımıza çıkan karanlık bir figür olarak burada bile ürkütücü. Peter'ın esaret yılları boyunca kurduğu plan ise insanın umudunu diri tutuyor. Zayıf yanı ise anlatıcının zaman zaman akışı kesen sohbet tarzı müdahaleleri; bazı okurlara yavaşlık hissi verebilir. Kısacası, King'i sadece korku yazarı olarak bilenler için tatlı bir sürpriz; masalsı bir macera arayanlar için de keyifli bir okuma.
“Suçluluk hissi bir yara gibidir. İnsanı her zaman uğraştırır, suçlu olan bu yarayla oynayıp kabuğunu soymak ister, böylece yara hiçbir zaman iyileşmez.”
“Oysa Flagg gibi adamlar kibir ve özgüvenle öyle şişinirler ki bazen bu gurur onları kör eder.”
“Elbette zekâ sahibi herkes gerçekte kanunların, adaletin ve medeniyet dediğimiz şeyin ne kadar kırılgan olduğunu bilirler ama bunu akıllarına getirmezler çünkü böyle mevzular şüphesiz insanın huzurunu da iştahını da…”
“Bu yıllar boyunca Thomas iki şeyi fark etti: Suçluluk ve sırlar, tıpkı cinayete kurban giden cesetler gibi, asla gömülü oldukları yerde huzur içinde durmazlardı; ama insan bu üçünün farkında olarak da hayatına devam…”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş