
Bir olaya baktığımızda ona yüklediğimiz anlam, zihnimizin daha önceden biçimlenmiş düşünsel duruşuyla ilişkilidir. Rasim Özdenören, Düşünsel Duruş'taki yazılarını bu temel kabul çevresinde kurar. İnsanın kabul ve ret ölçülerinin, içinde yaşadığı kültürel ortam tarafından hazırlandığını; düşünmenin bu ortamdan bağımsız ve boşlukta gerçekleşmediğini savunur.
Bu bağımlılık, eleştirel bakışı imkânsız kılmaz. Özdenören, kişinin kendi kültürel çevresinin bütünüyle dışına çıkamayacağını kabul ederken yine de onu sanki dışarıdan görmeye çalışabileceğini öne sürer. Kitabın “kral çıplak” deme cesaretiyle ilişkilendirdiği tutum tam burada belirir: alışılmış hükümleri tekrarlamak yerine onları oluşturan zihinsel zemini de sorgulamak gerekir.
Düşünsel Duruş, hem düşünme biçiminin kendisini hem bu biçimle görülen dünyanın nasıl değerlendirildiğini inceleyen denemelerden oluşur. Yazar, okura hazır bir tarafsızlık iddiası sunmaz; bakışımızın tarihsel ve kültürel koşullarını fark etmeyi önerir. Eserin eleştirel gücü, insanın kendi konumunu gizlemeden çevresindeki kabulleri sınayabilmesinden doğar. Böylece düşünce, yalnız sonuç bildiren bir faaliyet olmaktan çıkar ve hangi ölçülerle gördüğümüzü araştıran sürekli, dikkatli bir öz değerlendirmeye dönüşür.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş