
İnsanların çoğu hayatları boyunca fırsatları kaçırır, çünkü fırsat genellikle tulum giymiş, ter içinde bir işçi gibi görünür. Oysa her başarının temeli, sabırla ve inançla yapılan iştir.

Napoleon Hill, Düşün ve Zengin Ol’da hedefe ulaşmayı düşünce, arzu ve düzenli eylem arasındaki ilişki üzerinden ele alır. Kitabın temelinde, Hill’in Henry Ford ve Thomas Edison gibi tanınmış isimlerin de bulunduğu beş yüz başarılı kişi üzerinde yirmi beş yıl boyunca yürüttüğünü belirttiği araştırma vardır. Bu incelemeden çıkardığı ilkeleri on üç adımlık bir formül hâlinde sunar. Yazar, formülün gündelik yaşama ve iş hayatına uygulanabileceğini savunur.
Sürecin başlangıç noktası, kişiyi harekete geçirecek kadar güçlü bir hedef ve “ateşleyici arzu” belirlemektir. Hedefi zihinde canlandırmak inançla, bilinçaltını yönlendirmek kendi kendine telkinle ilişkilendirilir. Erteleme alışkanlığının karşısına kararlılık konur; ortak amaç çevresinde buluşan insanların oluşturduğu beyin gücü grubunun da ilerlemeyi destekleyebileceği öne sürülür. Hill ayrıca zihinsel potansiyel, altıncı his, cinsel enerjinin yönlendirilmesi ve korkularla yüzleşme gibi başlıkları aynı başarı çerçevesinde tartışır.
Bu yaklaşım zenginliği yalnızca para kazanma tekniği olarak değil, düşünme alışkanlıklarının hedeflerle uyumlu hâle getirilmesi olarak tanımlar. Düşün ve Zengin Ol, çekim yasasının neden bazen işe yaramadığı sorusuna da sistemli uygulama fikriyle cevap vermeye çalışır. Napoleon Hill’in önerisi, sonucu tesadüfe bırakmak yerine arzuyu, inancı, kararı ve iş birliğini tekrar edilebilir adımlar içinde düzenlemektir. Okura sunulan model, başarı iddiasını belirli zihinsel tutumları bilinçli biçimde geliştirme çağrısıyla birleştirir.
Bookspace topluluğundan 3 gönderi

İnsanların çoğu hayatları boyunca fırsatları kaçırır, çünkü fırsat genellikle tulum giymiş, ter içinde bir işçi gibi görünür. Oysa her başarının temeli, sabırla ve inançla yapılan iştir.

Milyonlarca insan üzerlerinde kontrolleri olmadığına inandıkları bazı garip güçler yüzünden yoksulluk ya da başarısızlığa mahkum olduklarına inananırlar. Oysa bilinçaltı tarafından sürekli algılanıp fiziksel eşdeğerine dönüştürülen olumsuz inançları yüzünden "kötü talihlerini" kendileri yaratmaktadırlar.

Eğer yapmayı istediğiniz şey doğruysa ve ona inanıyorsanız, gidip onu yapın! Hayallerinizi gerçekleştirin ve eğer geçici bir yenilgiyle karşılaşırsanız, “onların” ne dediklerine aldırmayın; çünkü “onlar”, belki de her yenilginin aynı düzeyde başarı tohumlarını taşıdığını bilmiyorlardır.
“Eğer yapmayı istediğiniz şey doğruysa ve ona inanıyorsanız, gidip onu yapın! Hayallerinizi gerçekleştirin ve eğer geçici bir yenilgiyle karşılaşırsanız, “onların” ne dediklerine aldırmayın; çünkü “onlar”, belki de her…”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş