
Kendi gölgeni bile yönlendiremeyecek kadar yorgunsun.

Julie Bertagna’nın Doruk romanında Mara, ileri teknolojiyle çalışan kule şehir Yeni Mungo’dan bir filo çalmayı başarır. Arkadaşları ve kurtardığı insanlarla birlikte kuzeye, Grönland’a doğru yol alır. Diğer gemiler okyanusta farklı yönlere dağılırken Mara’nın seçtiği rota, bilimsel bir varsayıma dayanır: buzulların ağırlığı ortadan kalkınca Grönland karasının yeniden yükselmiş olması gerekir.
Denizde ilerleyen grup, bu teoriyi doğrulayacak sağlam bir işaret bulamaz. Yalnız kuşların göçü, kuzeyde yaşanabilir bir kara bulunabileceğine dair umut verir. Yiyecek, güvenlik ve yön sorunlarıyla mücadele eden insanlar için belirsizlik giderek ağırlaşır. Önlerinde bir sığınak mı, yoksa yerkürenin tamamını kaplayan sonsuz bir okyanus mu olduğu bilinmez. Mara’nın liderliği, yalnız rotayı seçmekle değil, umudu ve topluluğun dayanışmasını korumakla da sınanır.
Bertagna, iklim felaketinin ardından hayatta kalma mücadelesini teknoloji ile doğanın kırılgan dengesi içinde anlatır. Deniz yolculuğu, kurtuluş arayışının yanı sıra insanların yeni bir toplum kurup kuramayacağı sorusunu taşır. Mara’nın kuzeye güvenmesi, kesin bilgiye değil gözlem, hesap ve kuşların hareketine dayanır; bu seçim, topluluğun geleceğini tek bir ihtimale bağlar. Yükselen suların yarattığı bilimkurgu dünyası çevre kaygılarıyla birleşirken genç kahramanların korku, sorumluluk ve umut arasında verdikleri kararlar tempolu bir maceraya dönüşür.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Kendi gölgeni bile yönlendiremeyecek kadar yorgunsun.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş