
psikolojinin insan davranislarindaki etkisini cok akici ve sarsici sekilde anlatmis. tavsiye ederim 💫

1957 yazında hapisten dönen Lewis Aldridge'ı merkeze alan Sadie Jones'un Dışlanmış romanı, savaş sonrası İngiltere taşrasında bastırılmış bir aile travmasını açığa çıkarır. Lewis çocukken annesinin ölümüne tanık olmuş, duygularını paylaşamayan babası ve çevrenin suskunluğu içinde büyümüştür. Yıllar sonra köye dönüşünde geçmişteki suçu onun önüne kapalı kapılar çıkarır; saygın görünen aileler, toplumsal düzeni korumak adına şiddeti ve acıyı görünmez kılar. Yerel iş insanının kızı Kit ile kurduğu bağ, iki gencin farklı biçimlerde maruz kaldığı baskıyı tanımasına imkân verir. Lewis'ın eve gelişi yalnız kendi geçmişini değil, babasının iş ilişkilerini ve köyün saygınlık düzenini de sarsar.
Sadie Jones olayları melodramatik açıklamalardan çok davranışlardaki sessizlik, sınıf ayrıcalığı ve aile içindeki güç ilişkileri üzerinden yoğunlaştırır. Lewis'ın öfkesi ile Kit'in kırılganlığı, toplumun “uygun” görünene verdiği değerin ardındaki zararı gösterir. Yakınlık, kolay bir kurtuluş formülü olarak sunulmaz; güvenin, geçmişle yüzleşmenin ve başkasının acısını görmenin yavaş ilerleyen etkisi öne çıkar. Savaşın ardından normale dönmüş görünen çevrede çocukların taşıdığı kayıplar yetişkinlerin kurduğu sessiz uzlaşmaları bozar. Jones gerilimi suçun kendisinden çok, bir topluluğun acıyı kimin adına tanımladığı sorusunda yoğunlaştırır. Sonuçta dışlanan kişinin dönüşü, uzun süre korunmuş düzenin ahlaki dayanaklarını sınayan bir çatlak yaratır.
Bookspace topluluğundan 6 gönderi

psikolojinin insan davranislarindaki etkisini cok akici ve sarsici sekilde anlatmis. tavsiye ederim 💫

Dışarıdaki gece havası serindi. Mezarlığı parafinle doldurdu. Çimenler tutuştuğunda ortalığa garip, bitkisel bir koku hakim oldu. Ellerini kırmak için mezar taşlarını sökmeye çalıştı ama bu da yeterli değildi. Hiçbir şey yeterli değildi. Artık sonuna gelmişti. Annesinin mezarının üzerine yatıp ağladı, toprağın içine girmeye çalıştı çünkü aptal sarhoşluğunun verdiği bir hisle, ancak böyle huzura kavuşabileceğini sanıyordu.

Kit, çocuğun babasıyla uzaklaşmasını izlerken Lewis'in artık farklı biri olduğunu düşündü. Yanağını ağacın gövdesine dayayıp çocuğun annesini anımsamaya çalıştıysa da başaramadı. Acaba Lewis hatırlıyor muydu?

Aklına birtakım hatıralar gelince sakinleşti. Yedi yaşındayken anne babasının odasından atılmışti. On yaşına geldi- ginde, ceza olsun diye odasına gönderilmişti. On iki yaşındayken nereye gideceğini bilmez halde merdivenlerde otururdu. On beş yaşındaysa, artık tek istediği kaçmak ve icki icmekti...

yeni kitabim...

Gilbert her tatil dönüşü oğluna tekrar alışmak zorunda kalıyordu. Lewis eve geldiğinde Elizabeth'in daha mutlu olduğunu görüyor, oğlu olmadan sıkıldığını anlıyordu. Yaptığı resimlerin pek de iyi olmadığının farkına ilk varan Gilbert olmuştu. Resmi sevmesine rağmen sıradanlıktan kurtulamamak bir süre sonra sıkıntı vermeye başlıyordu. Gilbert, okul tatil olduğu günlerde eve gelip masada üç tabak görünce yemeğe misafir çağrıldığını sanır, Lewis aklına nedense sonra gelirdi.
“Kit, çocuğun babasıyla uzaklaşmasını izlerken Lewis'in artık farklı biri olduğunu düşündü. Yanağını ağacın gövdesine dayayıp çocuğun annesini anımsamaya çalıştıysa da başaramadı. Acaba Lewis hatırlıyor muydu?”
“Aklına birtakım hatıralar gelince sakinleşti. Yedi yaşındayken anne babasının odasından atılmışti. On yaşına geldi- ginde, ceza olsun diye odasına gönderilmişti. On iki yaşındayken nereye gideceğini bilmez halde…”
“Dışarıdaki gece havası serindi. Mezarlığı parafinle doldurdu. Çimenler tutuştuğunda ortalığa garip, bitkisel bir koku hakim oldu. Ellerini kırmak için mezar taşlarını sökmeye çalıştı ama bu da yeterli değildi. Hiçbir…”
“Gilbert her tatil dönüşü oğluna tekrar alışmak zorunda kalıyordu. Lewis eve geldiğinde Elizabeth'in daha mutlu olduğunu görüyor, oğlu olmadan sıkıldığını anlıyordu. Yaptığı resimlerin pek de iyi olmadığının farkına ilk…”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş