
Bunu yapmakla köpek yavrularının, kendilerine taş atanı bırakıp atılan taşa saldırmaları arasında ne fark var?

Platon (Eflatun), Devlet eserinde adaletin hem birey hem toplum için ne anlama geldiğini Sokrates'in yürüttüğü uzun bir diyalogla araştırır. Konuşmacılar, güçlü olanın çıkarından geleneksel ahlaka kadar farklı adalet tanımlarını sınar. Tartışma ilerledikçe koruyucuların, yöneticilerin ve üreticilerin görevlerine dayanan ideal bir şehir tasarlanır. Bu düzenin amacı iyi yasaların yanında insan ruhundaki akıl, cesaret ve istek unsurları arasında uyum kurmaktır.
Eğitim, müzik, beden çalışması ve felsefe, doğru yöneticilerin yetişmesi için temel araçlar olarak ele alınır. Filozof kral düşüncesi, iktidarın bilgi ve erdemle birleşmesi gerektiğini savunur. Mağara benzetmesi, görünüşlerin ötesindeki hakikate ulaşmanın neden güç olduğunu açıklar; farklı yönetim biçimlerinin çözülüşü ise siyasal düzenle insan karakteri arasındaki bağı gösterir. Diyalog biçimi, öne sürülen her cevabı yeni bir soruyla denemeye devam eder. Devlet, kusursuz bir anayasa taslağından ibaret değildir; bilgi, eğitim, özgürlük, sanat ve iktidar arasındaki gerilimleri birlikte düşünür. Platon'un eseri, adil bir hayatın nasıl kurulabileceği sorusunu kişisel erdem ile kamusal kurumları aynı çerçevede inceleyerek tartışır.
Bookspace topluluğundan 4 gönderi

Bunu yapmakla köpek yavrularının, kendilerine taş atanı bırakıp atılan taşa saldırmaları arasında ne fark var?

"Cehaletin bataklığından ancak felsefe ile çıkılır; çünkü felsefe, ruhu karanlıktan hakikatin ışığına taşır."

Eğriliğin en üst derecesi doğru olmadığı halde doğru görünmektir.

“İnsanın en büyük düşmanı, kendisidir. Kendi korkularını, kendi tembelliğini, kendi önyargılarını yenebilirse, dünyada yenilmez olur.”
“DEMOKRASI, BIR EĞITIM IŞIDIR. EğITIMSIZ KITLELERLE DEMOKRASIYE GEÇILIRSE OLIGARŞI OLUR. DEVAM EDILIRSE DEMAGOGLAR TÜRER. DEMAGOGLARDAN DA DIKTATÖRLER ÇIKAR. PLATON / EFLATUN”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş