
"Yaşamak çok nadir rastlanan bir şeydir. Çoğu insan sadece var olur."

Mecit Ömür Öztürk, Dervişin Teselli Koleksiyonu Doğudan Batıdan 99 Teselli’de kederle baş etme yollarını kurmaca bir buluşma çerçevesinde sunar. Zor günlerden geçen bir derviş, rüyasında uğradığı adada peygamberlerin, velilerin, âlimlerin, filozofların ve edebiyatçıların oluşturduğu bir halkayla karşılaşır. Başta başka bir misafirin beklendiğini sanır; ardından halkanın ortasındaki yerin kendisine ayrıldığını fark eder. Dinlediği her söz, taşıdığı acılardan birine karşı düşünsel bir dayanak olur.
Bu meclisin bir yanında Abdülkadir Geylani, Yunus Emre, İmam Gazali, Mevlânâ ve İbn Arabî gibi gönül dünyasının isimleri bulunur. Sokrates, Hegel, Kant, Kierkegaard, Spinoza ve Schopenhauer felsefi sorgulamanın farklı yollarını temsil eder. Goethe, Cibran, Tanpınar, Dostoyevski, Sadi Şirazi, Rilke ve Proust ise acının kelimeler aracılığıyla nasıl dönüştürülebileceğini hatırlatır. Doğu ile Batı’dan gelen sesler, tek bir öğretide eritilmeden ortak bir teselli arayışında yan yana durur.
Bu yaklaşım teselliyi zihni uyuşturan bir avunma olarak ele almaz. Amaç, acı karşısında uyumayı seçen zihni düşünceyle yeniden uyandırmaktır. Derviş rüyadan yalnızca yeni bir günün ışığına değil, kendi iç karanlığından çıkmış olarak uyanır. Mecit Ömür Öztürk’ün Dervişin Teselli Koleksiyonu Doğudan Batıdan 99 Teselli adlı çalışması, binlerce yıllık söz ve fikir birikimini yaralı gönüllerle buluşturan doksan dokuz duraklı bir düşünme alanı kurar.
Bookspace topluluğundan 3 gönderi

"Yaşamak çok nadir rastlanan bir şeydir. Çoğu insan sadece var olur."
Hep kötü olaylar, can sıkıcı yaşantılar tekrarlanıyordu; güzellikler, bir kere görünüp kayboluyordu

“Aşk ne kadar kısa ve unutmak ne kadar uzun.”
“Zaman lazım sadece, unutacaksın! Nasil unuttuysan çocukluğunu, kırılan oyuncaklarını... Kırılan kalbin de öyle unutacaksın!”
“Bugünün en neşeli insanları, dünün en çok acı çekenleriydi." -Konfüçyüs”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş