
Galiba hayatım boyunca parçalardan bir bütün yaratmaya çalıştım.

Regina O'Melveny'nin Delilik ve Tedaviler Kitabı romanı, 1590 Venedik'inde hekim Gabriella Mondini'nin kayıp babasını aramak için çıktığı yolculuğu merkeze alır. Babasının mektuplarında bıraktığı izler Gabriella'yı Avrupa'dan Kuzey Afrika'ya uzanan bir güzergâha taşırken, arayış aile sırrının ötesinde dönemin tıp anlayışına ve kadınların mesleki sınırlarına da açılır. Tarihî kurgu, şifreli yazışmaların merakıyla farklı şehirlerde karşılaşılan tedavi yöntemlerini aynı anlatı hattında buluşturur.
Gabriella'nın ilerleyişi, bilgi ile batıl inanç arasındaki sınırın on altıncı yüzyılda ne kadar geçirgen olduğunu gösterir. O'Melveny, dönemsel hastalık tasvirlerini modern tıbbi öneri gibi sunmak yerine karakterin gözlem gücünü, eğitimini ve mesleğini koruma çabasını öne çıkarır. Yolculuk yapısı her durağı yeni bir bilme biçimiyle karşılaştırırken, babaya duyulan bağlılık Gabriella'nın kendi otoritesini kurma sınavına dönüşür. Karşılaştığı kurumlar ve gelenekler, eğitimli bir kadının bilgisinin kabul görmesi için sürekli yeniden sınanmasını gerektirir; bu baskı, arayışın kişisel yönünü toplumsal bir mücadeleye bağlar. Delilik ve Tedaviler Kitabı, tarihî ayrıntıyı gizem ritmiyle birleştirerek şifa arayışının bilimsel merak, toplumsal cinsiyet ve aile mirasıyla nasıl iç içe geçebildiğini gösterir; romanın ağırlığı bu mesleki bağımsızlık mücadelesinde toplanır.
Bookspace topluluğundan 34 gönderi

Galiba hayatım boyunca parçalardan bir bütün yaratmaya çalıştım.

Dünyada hiçbir şey ziyan olmuyordu. Boşluklar bile.

Herkese veba bulaştırıp kendisi ölmeyen bir kadın gibiyim."

Bazen de bomboş bir hafızayla uyanmayı diliyorum."

Aşk yeni tohumlar ekebileceği bir tarla ister.

İnsan iyileştiğini gözle göremiyor ama tüm benliğinle duyumsuyordu.

Bazen kendime bile öfkeleniyorum.

Karışık bir zihin, delilik anlamına gelmez.

İnsan erken yaşta çok şey yaşarsa, her değişikliği tehdit olarak görürmüş."

"Bazı yaralar asla tamir edilemez."

Bazı şeyler kendi geçmişlerinden fazlasını içlerinde barındırabilir." "Bazıları da kendi geçmişlerini bile silebilir," diye yanıt verdim hiç düşünmeden.

Biz kitaplarımızı küf lekeleriyle dolsalar bile sevmekten asla vazgeçmeyiz."

İnsan kötülüğün kimden geleceğini bilemiyor.

Kendini iyileştiremeyen bir doktordan ne hayır beklenirdi?

korku, gerçek bir tehlikeden daha tehlikeliydi.

"İnsanlardan uzak olmak istiyorum!"

Dünyaya, bir ağaca tüneyen bir münzevinin gözlerinden bakmak istiyorum ama amaçsızca oradan oraya sürükleniyorum... Hayatımı bir şeyleri sıraya dizmeye ve adlandırmaya adadım ve şimdi adsız olmak istiyorum.

Bizi hastalıklar birleştirir.

Mesafeler, unutmanın başlıca şartıdır.

İnsan uzun bir süre bekleyince, birdenbire sabırsız birine dönüşüyordu.

"Sonuna kadar gitmek niyetindesiniz ama sona geldiğinizi nereden anlayacaksınız?"

Ölüm tüm hastalıkların çaresidir.

Çocukken, her ağacın ya da taşın bir ruhu olduğuna inanırdım.

Ben mesleğimle evliydim. O benim koruyucum ve kocamdı. Ölüp giderek beni bir başıma bırakmayacak bir koca.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş