İnsanların akıllıca sandığı davranışları Delilik'in ağzından savunmak, Erasmus'a toplumun yerleşik değerlerini tersinden sorgulama imkânı verir. Deliliğe Övgü'de anlatıcı, bilgisizliğin, kendini aldatmanın ve geçici hazların insan hayatını katlanılır kıldığını öne sürer. Bu iddialar ciddi bir öğreti gibi sunulsa da metnin asıl gücü ironidedir: Okur, Delilik'in övgülerinde dönemin kurumlarına, iktidar sahiplerine ve gündelik ikiyüzlülüklere yöneltilmiş keskin eleştiriyi fark eder.
Erasmus eseri 1509'da kaleme almış, kitap 1511'de yayımlanmıştır. Rönesans hümanizminin sorgulayıcı yaklaşımı, antik kültüre duyulan ilgiyle birleşirken anlatım kuru bir felsefe tartışmasına dönüşmez. Delilik'in canlı sesi, insanların ölüm karşısında bile hayata tutunmasını, umutlarını ve arzularını hem gülünç hem de tanıdık gösterir. Hiciv, okuru başkalarının kusurlarına güldürürken kendi kabullerini de sınamaya zorlar.
Deliliğe Övgü, tarihsel bağlamını aşan bir toplum ve insanlık eleştirisidir. Eserin farklı ülkelerde yasaklanması, alaycı biçiminin ne kadar rahatsız edici bulunduğunu gösterir. Erasmus, kesin cevaplar vermek yerine akıl ile budalalık arasındaki sınırın kim tarafından çizildiğini sorar; düşünsel cesaretini mizahın koruyucu fakat delici diliyle birleştirir.