
Kadınlar konuşurken onları anlamak kolaydır, öfkesi, gülüşü, bakışı, sesi, kelimeleri, onun anlatmak istediğinin de ötesini anlatır. Anlayamadığımız, susan kadındır.

Suskun hayatların beklenmedik çatlaklarına yönelen Şermin Yaşar'ın Deli Tarla kitabı, gündelik çevrelerde saklı kalan acı, sevgi, utanç ve direnme biçimlerini öykülerle görünür kılar. Anlatıların kişileri çoğu kez dar evlerde, küçük yerleşimlerde ya da alışkanlıkların sıkıca çevrelediği ilişkilerde yaşar; söyleyemedikleri, söyledikleri kadar belirleyicidir. Yaşar büyük kırılmaları uzaktan açıklamak yerine bir bakışa, aile içinde tekrarlanan bir söze veya yıllarca beklemiş bir karara yaklaştırır. Böylece sıradan görünen hayatlar, geçmişten taşınan yüklerin ve beklenmedik dönüşlerin bulunduğu yoğun sahnelere açılır.
Bu öykü dili acıyı tek renge kapatmaz; mizah, merhamet ve sertlik aynı insanın davranışlarında yan yana durabilir. Kısa anlatı biçimi, karakterlerin bütün geçmişini sergilemek yerine belirleyici bir anı seçer ve o anın çevresindeki suskunluğu duyulur hâle getirir. Kitaptaki ilişkiler kesin hükümlere bağlanmadığı için okurda kalan etki, kişileri haklı ya da haksız diye ayırmaktan çok onları biçimlendiren koşulları görmeye dayanır. Öykülerin duygusal yankısı, yaralanmış insanların yeniden gülme ihtimalini küçümsemeden ama kolay bir iyileşme vaadine de çevirmeden korumasında belirginleşir.
Bookspace topluluğundan 4 gönderi

Kadınlar konuşurken onları anlamak kolaydır, öfkesi, gülüşü, bakışı, sesi, kelimeleri, onun anlatmak istediğinin de ötesini anlatır. Anlayamadığımız, susan kadındır.

DELİ TARLA “Yalnız tapuda bir tarla daha görünüyor” dedi annemin vefatından altı ay sonra miras işlemlerini halletmek için gittiğimiz avukat.

SON Gülüş anne babadan geçen bir şeydir. Annen baban gülüyorsa sen de gülersin, onlar gülmüyorsa istediğin kadar içinden gelsin senin yüzüne bir tebessüm layığınca oturamaz

Mayıs ayın ilk kitabına başlıyorum 📖
“DELİ TARLA “Yalnız tapuda bir tarla daha görünüyor” dedi annemin vefatından altı ay sonra miras işlemlerini halletmek için gittiğimiz avukat.”
“Kadınlar konuşurken onları anlamak kolaydır, öfkesi, gülüşü, bakışı, sesi, kelimeleri, onun anlatmak istediğinin de ötesini anlatır. Anlayamadığımız, susan kadındır.”
“SON Gülüş anne babadan geçen bir şeydir. Annen baban gülüyorsa sen de gülersin, onlar gülmüyorsa istediğin kadar içinden gelsin senin yüzüne bir tebessüm layığınca oturamaz”
“Fikret; Bazen sabahları kalkınca uzun uzun Semiha’yı izliyor, bunu kendime neden yaptım diye soruyor, cevap şıklarında a) Porsche, b) bankadaki para, c) kolundaki saat, d) hepsi, seçenekleri beliriyordu.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş