
Paperback. 13,50 / 21,50 cm. In Turkish. 154 p. Cover design: Tansel Baybara Dursun Akçam, Daglarin Sultani'nda Almanya'ya gelmek zorunda kalan okuma yazma bilmez Kürt Sito'nun traji-komik öyküsünü, ironik bir ifadeyle aktarirken, kati feodal yasam biçimi ile modern yasam biçiminin çatismasini ve bunun çarpici sonuçlarini, kadin-erkek iliskisine odaklanarak ele aliyor. Bir zamanlar daglari inleten, bes kisiyi kursuna dizen ancak simdi yasamak için anlasmali evllilikler düzenleyip komisyon almakta olan Sito'ya asiretin büyügü amcasi Halo Mirza'dan mektup vardir. Memleketinde artik gözden düsmüs olan Sito, mektubu bekleme süresinde gerildikçe gerilir; yazilanlari iyice merak etmektedir. Bu sirada da geçmise gider; sevdalandigi kizi, daglari, çatismalari, Almanya'ya gelisini, basindan geçen olaylari, hapisaneyi, birlikte oldugu kadinlari, dokuz yillik serüvenini tek tek animsar. ... Çevreyi bir gözlemesi, bir koklamasi yetmisti. Alaman'da yabanci düsmanligi vardi, issizlik vardi. Anadolu'dan gelenler, birer birer, üçer beser, bazen gruplar halinde kovuluyorlardi. "Azülcü" denilen politik siginmacilar, özellikle genç yasta olanlar, "terörist" gerekçesiyle "Türk Cendermesine teslim ediliyor"lardi. Sito, "terörist" adi verilen bu kisilerin Türkiye'de baslarina gelecek belayi çok iyi biliyordu! Kendisi de yasamisti o günleri bir zamanlar. Herodagi, "terörist", "anarsist", "bölücülük yapan vatan hainleri"nin dramiyla doluydu! Bu insanlar için tek kurtulus yolu vardi, bir Alman kadinla evlenmek! Bunlarin yani sira kimileri çalismak, para kazanmak amaci ile turist olarak gelmisti, kimileri de türlü nedenlerle çalisma, oturma izni alamamis gariplerdi. Bunlar da dönmek istemiyorlardi. Hemen hepsinin tutunacagi da bir Alman kadini idi, biçimsel bir nikâhti!
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!