
Çoğu insan iyidir. Bunu unutursak her şeyi kaybederiz.

Rutger Bregman, Çoğu İnsan İyidir: Yeni Bir İnsanlık Tarihi adlı çalışmasında insan doğasına ilişkin karamsar kabullere itiraz eder. Machiavelli’den Hobbes’a, Freud’dan Pinker’a uzanan etkili düşünce çizgisinin insanları özünde kötü görmesine karşı, insanların iyi olduğunu varsaymanın gerçekçi ve devrimci bir yaklaşım olabileceğini savunur. Başkalarına duyulan güvensizliğin siyaset ve ekonominin en kötü yönlerini beslediğini öne sürer.
Bregman, insanlık tarihinin son 200.000 yılına rekabetten çok işbirliği açısından bakar. Birbirine güvenme içgüdüsünün Homo sapiens’in ortaya çıktığı dönemlere kadar uzandığını ve cana yakınlık ile özgeciliğin türümüzün gelişiminde önemli yer tuttuğunu belirtir. İyilik fikrini saf bir iyimserlik olarak sunmaz; farklı tarihsel olayları ve tartışmalı psikoloji araştırmalarını yeniden değerlendirerek bu görüşün kanıtlarını arar.
İnsan doğası hakkındaki varsayımlar, kurumların nasıl tasarlandığını ve toplumun hangi seçenekleri mümkün gördüğünü etkiler. Kötülüğü başlangıç noktası sayan düzenler güvensizliği yeniden üretirken, temel iyiliğe alan açan yaklaşımlar işbirliğini güçlendirebilir. Bregman’ın amacı kusursuz bir insanlık resmi çizmek değildir; olumlu eğilimlerin ciddiye alınmasının düşünce tarzında ve toplumsal hayatta gerçek bir değişim yaratabileceğini göstermektir.
Bookspace topluluğundan 2 gönderi

Çoğu insan iyidir. Bunu unutursak her şeyi kaybederiz.

İnsanlara iyi davranırsan, onların da sana iyi davranacaklarını ümit edebilirsin. Bu karmaşık dünyada elinden başka bir şey gelmiyor
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş