
Canım çok yanıyordu. Bir kalbin bütün dünyanın ağırlığını taşıyabileceğini hiç bilmezdim.

Colleen Hoover'ın Çirkin Aşk romanında Tate Collins, havayolu pilotu Miles Archer'la tanıştığında aralarında ilk görüşte aşk ya da kolay bir arkadaşlık doğmaz. İletişimleri sınırlı olsa da birbirlerine karşı güçlü bir çekim hissederler. Miles bir aşk ilişkisi aramamaktadır; Tate'in de aşka ayıracak zamanı yoktur. Bu koşullar, ikisinin yalnızca fiziksel yakınlığa dayanan bir anlaşma kurmasına yol açar.
Miles anlaşmanın sürmesi için iki kesin kural koyar: Tate geçmişi hakkında soru sormayacak ve ortak bir gelecek beklemeyecektir. Başlangıçta bu sınırların ilişkiyi basit ve sorunsuz tutacağına inanırlar. Ancak yakınlık arttıkça söylenmeyen geçmiş, bugünkü davranışların üzerinde daha fazla ağırlık kazanmaya başlar. Kuralların sağladığı güvenli mesafe, paylaştıkları zamanla birlikte hızla daralır.
Tate ile Miles'ın duyguları hazırladıkları plana uymaz. Kalplerine sızan bağ, verdikleri sözleri ve korumaya çalıştıkları sınırları aşındırır. Kurallar çiğnendikçe, ikisi de arzuyla duygusal sorumluluk arasındaki farkla yüzleşir. Temel gerilim, geçmişten kaçma ve gelecek kurmama isteğinin gelişen sevgi karşısında sürdürülememesinden doğar. İki karakter, anlaşmanın ötesinde ne istediklerini dürüstçe belirlemek zorundadır.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Canım çok yanıyordu. Bir kalbin bütün dünyanın ağırlığını taşıyabileceğini hiç bilmezdim.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş