
"Korkarım, sizi sevmekte pek ileri gittim."

Varlıklı Harpagon, parasını herkesten saklayan ve evindeki her harcamayı kayıp sayan buyurgan bir babadır. Molière'in Cimri oyununda kızı Élise, babasının haberi olmadan Valère'i sever; oğlu Cléante ise genç Mariane'la evlenmek ister. Harpagon çocuklarının isteklerini dinlemek yerine Élise'i zengin Anselme'le evlendirmeyi, Mariane'ı da kendisine eş seçmeyi planlar. Para tutkusu hizmetkârlarla ilişkisini aşarak çocuklarının geleceğini ve ev içindeki bütün güven bağlarını belirleyen bir çatışmaya dönüşür.
Valère sevdiği kadına yakın kalmak için Harpagon'un yanında çalışır ve onun cimriliğini över görünmek zorunda kalır. Cléante borç bulmaya çalışırken karşısındaki acımasız tefecinin kendi babası olduğunu öğrenir. Harpagon'un bahçeye gömdüğü para sandığının kaybolması, şüpheleri ve yanlış anlamaları hızlandırarak kişilerin gizlediği niyetleri açığa çıkarır. Molière tekrarlar, abartılı davranışlar ve hızlı diyaloglarla Harpagon'u komik kılar; ancak karakterin para uğruna sevgiyi ve aileyi değersizleştirmesi oyuna sert bir toplumsal eleştiri kazandırır. Cimri, evlilik düzeni, baba otoritesi ve maddi çıkarları canlı bir entrika içinde birleştiren klasik bir karakter komedisidir. Hizmetkârların sözleri, aile içindeki ikiyüzlülüğü sahnede açıkça duyulur kılar.
Bookspace topluluğundan 9 gönderi

"Korkarım, sizi sevmekte pek ileri gittim."

"Sözlerine bakınca erkekler hep birbirine benzerler; fakat birbirlerine benzemedikleri ancak hareketlerinden belli olur."

"Ben her gün başka bir kalıba giren insanlardan değilim." -Cléante

Siz erkekler ne tuhafsınız: İnsan sizi yüreğinin bütün açıklığıyla sevdi mi, sevgisini gösterdi mi, hemen soğuyuverirsiniz; hem de nasıl! Ölsek kılınız kıpırdamaz.

Ama doğrusunu istersen, bu kadar mutluluk ürkütüyor beni. Seni sevmekte belki fazla ileri gittim diye korkuyorum.

Sizin sevgi dediğiniz oturup bekler mi sadece?.. Bir şeyler yapmaz mı?

Ama doğrusunu istersen, bu kadar mutluluk ürkütüyor beni. Seni sevmekte belki fazla ileri gittim diye korkuyorum.

Bakıyorum da, insanları kazanmak için en iyi çare onların sevdiklerini sever görünmek, doğru dediklerine doğru demek, kusurlarını övmek, her yaptıklarını alkışlamak.

Bu nasıl babadır? Doludur cepleri, keseleri İşe bak ki çocuklarına zırnık koklatmaz. Okuması rahat, eğlenceli tavsiye ederim.
“Bakıyorum da, insanları kazanmak için en iyi çare onların sevdiklerini sever görünmek, doğru dediklerine doğru demek, kusurlarını övmek, her yaptıklarını alkışlamak.”
“Açık söz yerin dibine batsın! Ne belalı şeymiş doğruyu söylemek! Vazgeçtim, bir daha zor söylerim doğruyu.”
“Senin için yaptığım hiçbir şeye pişman değilim. Öyle tatlı bir zor ki bana bunları yaptıran, istesem de elimde değil pişman olmak. Ama doğrusunu istersen, bu kadar mutluluk ürkütüyor beni. Seni sevmekte belki fazla…”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş