Stephen Hawking, Ceviz Kabuğundaki Evren kitabında Zamanın Kısa Tarihi'nden sonraki kuramsal fizik gelişmelerini uzman olmayan okur için görsel ve kavramsal bir rota içinde sunar. Genel görelilik ile kuantum mekaniğinin evreni farklı ölçeklerde nasıl açıkladığını gösterdikten sonra bu iki çerçeveyi birleştirecek “her şeyin kuramı” arayışına yönelir. Uzayzamanın başlangıcı, evrenin geleceği ve fizik yasalarının sınır koşulları kitabın ana sorularını oluşturur.
Hawking; kara delikler, zamanın yönü, kozmolojik modeller, süpersimetri ve süper kütleçekim gibi başlıkları M-kuramı, sicimler, zarlar ve çok boyutlu uzay düşüncesiyle ilişkilendirir. On ve on bir boyutlu modeller gündelik sezgiye uzak olsa da benzetmeler, diyagramlar ve bol görsel malzeme soyut fikirlerin birbirine nasıl bağlandığını izlemeyi kolaylaştırır. Kitap kesinleşmiş bilgilerle araştırma programlarını aynı düzeyde sunmaktan kaçınır; çağdaş fiziğin hangi noktalarında güçlü deneysel dayanak, hangi noktalarında kuramsal olasılık bulunduğunu hissettirir.
Ceviz Kabuğundaki Evren, bütün kozmolojiyi tek bir basit cevaba indirmez. Hawking'in anlatısında bilimin çekiciliği, evrenin tasarlanabilir olup olmadığı ya da zamanın gerçekten bir başlangıcı bulunup bulunmadığı gibi soruların açık kalabilmesindedir. Eser, matematiksel ayrıntıları azaltırken modern fiziğin kavramları arasındaki bağı korur; okuru sonuçlardan çok, gözlem ile kuramın sürekli birbirini sınadığı araştırma hareketine yaklaştırır.