
On üç yaşındaki Conor, Patrick Ness’in Canavarın Çağrısı romanında annesinin ağır hastalığıyla baş etmeye çalışırken geceleri beklenmedik bir ziyaretçiyle karşılaşır. Gelen Canavar, çocuğu korkutmak için değil, ondan sakladığı gerçeği duymak için oradadır. Conor çevresindeki yetişkinlerin sözlerinden, kendi öfkesinden ve kabullenmek istemediği duygulardan kaçarken Canavar ona hikâyeler anlatır. Bu öyküler kolay ahlak dersleri vermez; iyi ile kötü, suç ile masumiyet ve sevgi ile kızgınlık arasındaki sınırları karmaşıklaştırır. Her anlatı, Conor’ı kendi hikâyesini söylemeye biraz daha yaklaştırır. Romanın fantastik unsuru, gerçek hayattaki acıyı örtmek yerine çocuğun korku, yalnızlık ve suçluluk duygularını ifade edebileceği bir alan açar. Canavarın Çağrısı, hasta bir anne ile oğlunun ilişkisini merkezine alan karanlık fakat umut taşıyan bir büyüme anlatısıdır. Patrick Ness, Siobhan Dowd’un özgün fikrinden hareketle öykü içinde öykü yapısını duygusal yüzleşmenin parçasına dönüştürür. Conor’ın asıl sınavı dışarıdaki bir yaratığı yenmek değil, birbirine zıt duyguların aynı anda doğru olabileceğini kabul etmektir. Eser, kurtuluşun bazen gerçeği değiştirmekten değil, onu söyleyebilecek cesareti bulmaktan geçtiğini gösterir.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş