
Bir belgesel filmin çekimleri için Kars'a giden ekipteki kameraman, Cam ve Elmas'ın anlatı merkezindedir. Sadık Yalsızuçanlar, bu çağdaş karakteri Ebu'l-Hasan Harakânî'nin dergâhına ve manevi dünyasına yaklaştırır. Kameraman kentte gördüklerini ve işittiklerini yalnız mesleki gözlemler olarak kaydetmez; yaşadıklarını kalbinden gelen, zamanın sınırlarını aşan bir anlatımla dile getirir.
Harakânî dergâhının bugünkü şeyhiyle kurulan göz teması, anlatıcının sıradan bir çekim yolculuğundan farklı bir tecrübeye girmesinin eşiğidir. Bedeni bugünde kalırken ruhunun nerelerde dolaştığı belirsizleşir; art arda sıralanan hâller, gerçekçi mekân ile neredeyse gerçeküstü bir iç yolculuğu birleştirir. Harakânî ve Wittgenstein'dan alınan iki epigraf da yeryüzündeki hareketle kalbin yolculuğu arasındaki ayrımı kitabın başında belirler.
Cam ve Elmas, tarihsel bir mutasavvıfın düz biyografisi değildir. Roman, belgesel üretiminin görsel diliyle tasavvufi deneyimi karşılaştırır; kamera dış dünyayı kaydederken anlatıcı kendi içindeki büklümleri açmaya çalışır. Sadık Yalsızuçanlar, Kars'ın somut çevresinden hareket ederek zaman, kalp ve hakikat algısını sorgulayan katmanlı bir kurmaca kurar. Eser, manevi arayışı çağdaş bir anlatıcının tereddütleri ve algı değişimleri üzerinden izleyen, biyografik izlerle gerçeküstü atmosferi buluşturan bir romandır.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş