
Bazen sadece bir dakika bütün hayatı değiştirmeye yetebilir.. Başlayalım bakalımm

Sarah Rayner'ın Bir Sabah, Bir Dakika romanı, Brighton'dan Londra'ya giden 07.44 treninde bir adamın kalp krizi geçirip ölmesiyle birbirine bağlanan üç kadını izler. Lou olaya tanık olur; tren durunca yolculuğa Anna ile birlikte devam eder. Kısa süre sonra ölen kişinin, Anna'nın en yakın arkadaşı Karen'ın eşi Simon olduğu anlaşılır. Tek bir sabah, birbirini hiç tanımayan ya da farklı biçimlerde tanıyan insanların hayatını ortak bir yasın çevresinde toplar.
Roman sonraki bir haftaya odaklanır. Karen iki çocuğuyla ani kaybın pratik ve duygusal sonuçlarını taşırken Anna arkadaşına destek olmaya çalışır; bu sırada kendi ilişkisindeki yıpratıcı düzeni de yeniden görür. Gençlerle çalışan Lou ise başkalarına yardım etme becerisine rağmen kendi ailesine ve kimliğine ilişkin ertelediği konuşmalarla karşılaşır. Rayner, ölümün büyük cümlelerinden çok hastane, cenaze hazırlığı, çocuklara açıklama yapma ve gündelik işleri sürdürme gibi ayrıntılara eğilir.
Bir Sabah, Bir Dakika, tesadüfü yalnız olay örgüsünü başlatan bir araç olarak kullanmaz; yabancılar arasında kurulabilecek bakımın sınırlarını araştırır. Karen, Anna ve Lou'nun yolları aynı acıda birleşse de her biri farklı bir karar vermek zorundadır. Romanın duygusal ağırlığı, kaybı hızla iyileştirilecek bir sorun saymamasından; dostluğu ise acıyı silen değil, onunla yaşamaya alan açan bir ilişki olarak kurmasından gelir.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Bazen sadece bir dakika bütün hayatı değiştirmeye yetebilir.. Başlayalım bakalımm
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş