
Saray marangozlarından Mahir Efendi'nin kişisel yükselişi, Bir Mülkiyet Kalesi'nde Kurtuluş Savaşı yıllarındaki büyük siyasal kırılmayla birlikte anlatılır. Okuma yazma bilmeyen Mahir Efendi, köylü kurnazlığı ve kendisini kayırttırma becerisi sayesinde askerî rütbeleri birer birer kazanır. Bu ilerleyiş, onu saray çevresinin imkânlarıyla beraber çökmekte olan iktidarın çelişkilerine de yaklaştırır.
Ülke emperyalist güçlerin baskısı altındayken yönetim halkına yabancılaşmış ve etkisizleşmiştir. Mahir Efendi'nin serüveni, bu düzen içinde kişisel çıkarını koruma çabasıyla yurdunu savunma refleksi arasındaki gerilimde gelişir. İşbirlikçi iktidarın tutumu karşısında Kuvayı Milliye ve Mustafa Kemal'in yanında yer almaya yönelmesi, toplumsal dönüşümün sıradan bir insanın kararlarına nasıl yansıdığını gösterir.
Kemal Tahir, Kurtuluş Savaşı'nı yalnız cephedeki çatışmalar üzerinden değil, eski düzenin kurumları ve bu kurumlarda yer edinmeye çalışan insanların davranışları üzerinden ele alır. Bir Mülkiyet Kalesi'nin başkahramanı kusursuz bir kahraman değildir; becerikliliği, hesapçılığı ve değişen koşullara uyumu anlatının önemli parçalarıdır. Roman, bireysel yükselme arzusuyla ülkenin bağımsızlık mücadelesini yan yana getirirken iktidarın meşruiyetini ve halktan kopuşunu sorgular. Mahir Efendi'nin yolu, imparatorluğun son döneminden Millî Mücadele'ye geçişin toplumsal portresine dönüşür.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!