
Gözün ulaşabileceği en yüksek dağ yok olmaya, saf yüreğin hissedebileceği en ufak insanı ilgi ise ölümsüzlüğe yazgılıdır.

Beyazlı Kadın, Wilkie Collins'in gizem, gerilim ve toplumsal entrikayı ustalıkla birleştiren klasik romanlarından biridir. Kimlik, miras, sır, tanıklık ve güvenilmez bilgi gibi öğeler etrafında ilerleyen yapı, okuru parça parça açılan bir olay örgüsünün içine çeker; merak duygusu baştan sona canlı kalır.
Wilkie Collins, Beyazlı Kadın ile dedektif romanı ve gotik atmosfer arasında köprü kuran etkili bir anlatı kurar. Roman, yalnızca gizemin çözülmesine değil, dönemin toplumsal baskılarına ve özellikle kadınların hukuki-sosyal konumuna da dikkat çeker; klasik gerilim okumak isteyenler için sabırlı ve ödüllendirici bir deneyim sunar.
Bookspace topluluğundan 9 gönderi

Gözün ulaşabileceği en yüksek dağ yok olmaya, saf yüreğin hissedebileceği en ufak insanı ilgi ise ölümsüzlüğe yazgılıdır.

İyi günlerinde onun eline yalnızca yön vermek için uzanan bir öğretmendim, şimdi, kötü günlerinde, eline karım olması için uzanıyorum.

Ortaya çıkan suçlar aptalların işledikleridir, akıllı adamların işledikleri suçlar ortaya çıkmaz.

Hepimiz için böyledir bu. Kelimeler bizi yaralayacakları zaman devleşir, bize hizmet edecekleri zamansa cüceleşir

Anlaşılmaz dünyamızın her köşesinde sıradanla dehşet verici olan iç içe geçmiştir.

Kendi zekasına güvenen her kadın kendine hâkim olamayan bir erkekler her zaman boy ölçüşebilir.

Üzerinde yaşadığımız dünyanın güzelliklerine hayranlık beslemek hepimizin sonradan edindiği medeni bir beceri, öğrendiğimiz bir sanat; üstelik aklımız tembellikte ve boş olmadığı sürece pek azımız bu becerimizi kullanıyoruz.

Aklın dünyaya hâkim olduğunu söylerler. Ama akla ne hükmeder? Beden. Beden (bunu iyi dinleyin) her şeye gücü yeten hükümdarının insafına kalmıştır, kimyagerin. Bana, Fosco'ya kimya bilgisi verin, Shakespeare kafasında Hamlet'i yaratmış ve oturup yazmayı düşünürken, günlük gıdasına karıştırılacak birkaç tutam tozla bedenini etkileyerek onun düşünce gücünü o kadar zayıflatabilirim ki, kaleminden çıkanlar bugüne kadar yazılmış en aşağılık saçmalıklar olur. Benzer koşullarda bana ünlü Newton'ı verin. Sizi temin ederim ki elmanın düştüğünü görünce yerçekimi kanununu bulacağı yerde onu yiyecektir. Neron daha yediklerini sindiremeden dünyanın en uysal adamı oluverir ve Büyük İskender'in sabah çekeceği bir yudum aynı öğle sonrası düşmanı görür görmez canını kurtarmak için kaçmasına neden olur. Şerefim üzerine yemin ederim ki, bugünkü kimyagerlerin anlaşılmaz bir şans eseri dünyanın en zararsız insanları oluşu toplum açısından büyük şans.

Bir kere gerçek aşkı tattıktan sonra onu yüreğinden söküp atabilen bir kadın var mıdır?