
- Kadın, kadın! Kadın için yapmayacağım şey yoktur. Tıpkı şeytan için olduğu gibi, kadın için de günah yoktur! Hep aşk içinde yaşa! Dünyada aşktan daha güzel bir şey icat edilmemiştir.

Aleksey, yoksulluk yüzünden okuldan ayrılmış ve hiçbir zaman düzenli bir yükseköğrenim görememiştir. Maksím Gorki, Benim Üniversitelerim'de otobiyografik üçlemesinin son halkasını bu eksikliğin ironisi üzerine kurar. Kahramanın üniversitesi sınıflar değil; doğa, çalıştığı işyerleri ve karşılaştığı insanlardır. Gençlik yılları boyunca hayatın anlamını ağır emek, aşağılanma ve gözlem aracılığıyla çözmeye çalışır.
Fırında çalıştığı dönemde devrimci öğrencilerle tanışması, Aleksey'in daha önce açıkça ifade edemediği düşüncelere bir dil kazandırır. Onların sözlerinde kendi sessiz sorularının yankısını duyar ve özgürlük vaadine güçlü bir heyecanla bağlanır. Buna karşılık patronlar, iş arkadaşları ve gündelik yaşam içinde karşılaştığı cehalet ile kötülük, insanlara duyduğu inancı sürekli sınar. Karamsarlığa kapılmamak için devrim düşüncesine ve insanın dünyayı değiştirme gücüne tutunur.
Benim Üniversitelerim, kişisel gelişimi rahatlatıcı bir başarı hikâyesi olarak sunmayan otobiyografik bir anlatıdır. Gorki, kendi gençliğini anlatırken emekçi insanların hayatını, eğitimin okul dışındaki biçimlerini ve siyasal bilincin doğuşunu da inceler. Kitap, yoksunluğun insanı nasıl yaraladığını gösterirken öğrenmenin merak, dayanışma ve direnme iradesiyle sürdürülebileceğini savunur. Üçlemenin sonunda Aleksey'in aldığı asıl eğitim, toplumun içindeki çatışmaları görmeyi öğrenmesidir.
Bookspace topluluğundan 9 gönderi

- Kadın, kadın! Kadın için yapmayacağım şey yoktur. Tıpkı şeytan için olduğu gibi, kadın için de günah yoktur! Hep aşk içinde yaşa! Dünyada aşktan daha güzel bir şey icat edilmemiştir.

İnsan ne kadar az şeyle idare ederse, o kadar mutlu olur; istekler, ihtiyaçlar çoğaldıkça, özgürlük azalır.

İnsanı var eden şeyin, çevre koşullarına direnci olduğunu çok erken anlamıştım.

İnsanın biriyle candan dertleşmesi güzel şey be kardeş! Kadınlar bile-hepsi değilse de bazıları-oturup içtenlikle Konuştuğunda, seni anlarlar.

İnsanlar ilginç öyküleri seviyorlardı; çünkü bunlar bir saatliğine de olsa onlara ağır yaşamlarını unutturuyordu. içinde “uydurma” ne kadar çoksa, öykü o kadar iştahla dinleniyordu. En ilginç kitap, içinde en çok en güzel “uydurma”ların olduğu kitaptı.

'Sevmek demek, uzlaşmak, alttan almak, kusurlarını görmemek, bağışlamak demektir.' 'Nasıl ateş ateşle söndürülemezse, kötülük de bir başka kötülükle yok edilemez.'

- Sevmek demek, uzlaşmak, alttan almak, kusurlarını görmemek, bağışlamak demektir. Kadınlara böyle davranılır.

Yeri gelmişken söyleyeyim: Ben, daha önce hayatta görmediğim, hayatın bana söylemediği pek az düşünceye rastladım kitaplarda.

dünya yöneten iki şey vardır bunlar; aşk ve açlıktır
“İnsan ne kadar az şeyle idare ederse, o kadar mutlu olur; istekler, ihtiyaçlar çoğaldıkça, özgürlük azalır.”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş