
“Herkes mutlu sona ulaşabilir; önemli olan bağlanma türünü seçmekte..”

<p> İki insan birbirini bulur, âşık olur ve sonsuza dek mutlu yaşarlar.</p><p> Peki ya gerçek hayatta?</p><p> “Hoşlandığınız kişiyi elde etmenin yedi altın kuralı”, “partnerinizi kendinize bağlamanın on yolu” ya da “mutluluğu yakalayan çiftler“... İnanalım mı bunlara?</p><p> İlişkiye yüklediğimiz büyük önemin tersine, bağlanmanın ardındaki bilim hakkında çok az şey biliyor ve yanlış algıların, efsanelerin esiri oluyoruz. Kendi karakterinizi ve bağlanma güdülerinizi tanıyarak güven ve huzur dolu, derin ve tatmin edici bir aşkın hiç de uzaklarda olmadığını görmeye hazır mısınız?</p><p> Bağlanma, ruh sağlığı uzmanları Amir Levine ve Rachel Heller’ın yıllar süren araştırmalarına dayanan verilerle iki insan arasındaki ilişkiye büyüteç tutuyor. Kendinizi ve partnerinizi yakından tanımanıza, ilişkinizdeki çatışmaların kaynağına inip çözüm yollarını fark etmenize yardımcı oluyor.</p><p> Unutmayın, ilişkilerimiz şansa bırakılmayacak kadar değerli.</p><p><br></p><p>İngilizceden çeviren Ebrar Güldemler</p><p>#AgantaKitap</p>
Bookspace topluluğundan 4 gönderi

“Herkes mutlu sona ulaşabilir; önemli olan bağlanma türünü seçmekte..”

“ Yapayalnız dolaşıyor bu çağın insanı. Çünkü birlikte yürüyecek kadar güvenmiyor kimse birbirine."

Eğer hayatta bağımsız olmak istiyorsanız, bunun yolu önce bağımlı olacağınız doğru kişiyi bulmaktan geçer. Paradoksal görünse de, birine güvenle bağlanabildiğimizde, dış dünyaya açılmak ve risk almak için kendimizde çok daha fazla güç buluruz. Güvenli bir bağ, dünyaya açılan bir fırlatma rampasıdır.

“İnsanların duygusal olarak kendi kendine yetmesi gerektiğine dair yanlış inanç yeni değil.”