“Gözden ırak olan,gönülden de ırak olurmuş…”

Çocuklukta başlayan bir yakınlık, gençlik yıllarına uzanırken duygusal beklentilerle hayatın sert koşulları karşı karşıya gelir. Anlatının merkezindeki aşk, iki kişinin özel meselesini aşarak Meşrutiyet yıllarının İstanbul'unda sınıf, çevre ve geçim baskılarıyla biçimlenir. Karagümrük, Kasımpaşa, Sarıgüzel, Aksaray, Etyemez ve Topkapı gibi semtler, karakterlerin gündelik hayatını belirleyen canlı bir şehir haritası kurar. Kenar mahallelerin dar imkânları ile eğlence dünyasının çekiciliği arasındaki hareket, gençlik duygularının neden kolayca çıkmaza girebildiğini gösterir. Şehrin dönüşümü her ilişkiye ayrı bir yön verir.
Osman Cemal Kaygılı, Aygır Fatma'da İstanbul'u uzaktan seyredilen bir dekor yerine insan ilişkilerine doğrudan karışan bir çevre olarak kullanır. Tiyatro hayatı, mahalle kültürü ve sokakların dili aynı anlatı içinde buluşur. Yazarın sade ve gözleme dayalı üslubu, dönemin insanlarını karikatüre indirgemeden toplumsal konumlarıyla birlikte tanıtır. Aşk hikâyesinin çevresinde şekillenen şehir portresi, modernleşme sancılarını ve farklı hayat alanları arasındaki geçişleri de hissettirir. Aygır Fatma, kişisel hayal kırıklığını Meşrutiyet İstanbul'unun gündelik ritmiyle birleştiren; mahalleleri, sahne dünyasını ve gençlik arayışlarını yerel ayrıntılarla anlatan bir romandır.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi
“Gözden ırak olan,gönülden de ırak olurmuş…”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş