
"Sen çok değiştin" cümlesini duyduysan ya da bir kez olsun söylediysen sana nedenini anlatqcak olan kitaptır. Tavsiye listemin başındadır hiç değişmez.

Jiddu Krishnamurti'nin Aşk, Seks ve Namus kitabı, aşkın gündelik dilde sıkça kullanılmasına rağmen anlamının yeterince kavranmadığı düşüncesinden hareket eder. Krishnamurti, insanların zevk ve acıyı tanıdığını, fakat arzunun nasıl oluştuğunu anlamadan aşk üzerine konuştuklarını savunur. Cinsellikten alınan haz ile ün, makam ve itibar arayışının verdiği zevki aynı sorgulama alanında ele alır.
Metin, bedeni sıkı denetim altında tutan zahitlerin deneyimini de bu karşılaştırmaya ekler. Zevkin geçiciliği ve acının sürekliliği hakkındaki kabuller, aşkın bunlardan hangisine indirgenebileceği sorusunu doğurur. Arzuyu anlamak, Krishnamurti için aşkın başlangıcına yaklaşmanın temel koşullarından biridir. Bu soruşturma, gündelik kabullerin ardındaki dürtüleri dikkatle izlemeyi gerektirir.
Kitabın düşünsel çerçevesi, yazarın kendisine yakıştırılan mesihlik ve öğretmenlik rollerini kabul etmemesiyle doğrudan bağlantılıdır. Krishnamurti karşılaştığı herkesi bağımsız bir birey olarak görür ve öğretmekten çok paylaşmayı benimsediğini belirtir. Aşk, Seks ve Namus, okura kesin bir tanım vermek yerine, aşk diye adlandırılan duygunun haz, korku, saygınlık ve denetim arzularıyla karıştığı noktaları görmeye yönelik bir düşünme alanı açar.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

"Sen çok değiştin" cümlesini duyduysan ya da bir kez olsun söylediysen sana nedenini anlatqcak olan kitaptır. Tavsiye listemin başındadır hiç değişmez.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş