“Yalnızdım. Ama yazmakla yalnızlığımı paylaşabileceğimi öğrendim.” Mehmed Uzun/Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık

Aynı toprağın iki kırgın insanı, Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık'ta birbirine karşı cephelerde yer alır. Baz, devletin derinliklerinde yükselmiş, kendisine anlatılan sahte bir geçmişle biçimlenmiş bir komutandır. Kevok ise üniversiteyi bırakarak sevdiği kişinin ardından dağlara çıkan idealist bir genç kadındır. İkisinin yalnızlığı ve çaresizliği, siyasal çatışmanın çizdiği sınırlarla birleşir; karşılaşmaları hem kişisel geçmişlerini hem de bağlı oldukları tarafları sorgulamalarına yol açar.
Mehmed Uzun, aşkı çatışmadan kaçış sağlayan kolay bir sığınak gibi kurmaz. Yakınlık ihtimali, karakterlerin taşıdığı görev, korku ve hafıza yüküyle sürekli sınanır. Baz'ın resmî kimliği ile bastırdığı gerçeklik, Kevok'un idealleri ve kayıplarıyla karşı karşıya gelir. Romanın arka planında bir halkın tarihsel sıkışmışlığı ve geleceğe dair belirsizlik vardır; bireysel yazgılar bu geniş tablodan ayrı düşünülemez. Aydınlık ile karanlık karşıtlığı, sevginin dönüştürücü gücüyle ölümün sürekli tehdidini aynı başlıkta buluşturur. Eser, karşı saflarda duran iki insanın birbirini tanıma çabasını kimlik, sadakat ve siyasal şiddet sorularıyla örerek ilerleyen trajik bir aşk romanıdır.
Bookspace topluluğundan 9 gönderi
“Yalnızdım. Ama yazmakla yalnızlığımı paylaşabileceğimi öğrendim.” Mehmed Uzun/Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık

Şimdi gidiyorlar, her seyi, yaşadıklarını geçmişlerini, anılarını geride bırakarak gidiyorlar.

Baz miydi aydinlikta kalan yoksa kevok mu karanlikta kalmayi tercih etti

Her yer kapkara.İnsan eliyle yaratılmış kapkara bir renk

cesur yürek mehmet uzun tekrarlarımın

O gece duyuyor muydun beni? Yüreğimden çıkan sesler ulaşmadı mı sana?

Doğa, her şeyi doğuran ilk ana. Doğa, sonunda her şeyi koynunda uyutan son ana.

tari mina miréné roni mina ewiné

Zaten hayat da uyum ve uyumsuzluklar arasında gidip gelen bir salıncak değil miydi?
“Bu ne hal ne oldu sana. Yağmalanmış Kürt köyü gibisin. Kim işgal etti seni. Kim sevdi seni bu kadar kaba. A.penaber”
“Yaşamak için adım atmak lazım, hep yenilenmek lazım, yeni bir hayat yaşamak için değişmek lazım.”
“Zaten hayat da uyum ve uyumsuzluklar arasında gidip gelen bir salıncak değil miydi?”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş