Wilhelm Genazino’nun Aşk Aptallığı romanı, kıyamet hakkında seminerler vererek geçinmeye çalışan elli iki yaşındaki isimsiz bir adamı izler. Geçmişinde başarısız bir evlilik bulunan kahramanın hayatında Sandra ve Judith adında iki kadın vardır. İki sevgili birbirinin varlığından habersizdir; adam ise hangi ilişkiyi sürdürmek istediğine karar vermeyi sürekli erteler. Kurduğu düzenin dağılma ihtimali büyüdükçe, seçim yapmamak da başlı başına bir seçime dönüşür.
Sandra ile Judith arasındaki ikilem, basit bir romantik rekabetten çok kahramanın kararsızlığını ve hayat karşısındaki tutumunu açığa çıkarır. Neredeyse yazı tura atarak çözmek istediği mesele, onun yakınlık kurma biçimini, geçmişten taşıdığı hayal kırıklıklarını ve gelecekten beklediklerini sorgulamasına yol açar. Gündelik hayat içinde yaptığı keskin gözlemler ve giriştiği tuhaf işler, çıkmazın hem hüzünlü hem de ironik tarafını belirginleştirir.
İki kadın arasında kalma durumu, çağdaş yaşamın sıkıntısını, aşkın belirsizliklerini ve karar verme korkusunu inceleyen daha geniş bir portreye açılır. Genazino, Aşk Aptallığı boyunca kahramanını kolay bir çözüme ulaştırmaktan çok onun zihnindeki dolambaçları belirginleştirir. Sandra ya da Judith sorusunun arkasındaki anlam arayışı, zeki ve melankolik adamın süreğen kararsızlığına dönüşür.