İbrahim Sadri'nin Aşk 29 Harftir kitabı, aşkı tek bir tanıma kapatmak yerine Türk alfabesinin yirmi dokuz harfi boyunca farklı hâlleriyle düşünür. Şiir tadındaki denemeler; yakınlık, bekleyiş, özlem, umut ve ulaşamama duygularını her harfte yeni bir çağrışım alanına taşır. Böylece alfabetik kurgu yalnız biçimsel bir oyun değil, değişken bir duygunun farklı yüzlerini yan yana getiren bir düzen kurar.
Sadri'nin metni şiir ile deneme arasındaki geçirgen bölgede ilerler. Kimi parçalar gündelik bir ayrıntıdan yola çıkar, kimileri aşkın kültürel ve manevi çağrışımlarına açılır. Büyük sözlerin yanında ortak bir sofra, bir bekleyiş ya da bir şehrin belirli bir saatindeki hâli gibi küçük görüntüler de sevginin taşıyıcısına dönüşür.
Aşk 29 Harftir, baştan sona olay örgüsü izleyen bir anlatı değil; bağımsız okunabilen kısa parçaların oluşturduğu tematik bir bütündür. Kitabın değeri, aşkın tek biçimli olmadığını her yeni harfle yeniden hatırlatmasında ve kişisel hafızayı ortak imgelerle buluşturmasında yatar. Alfabetik sıra, duygunun dağınık çağrışımlarına sade bir omurga kazandırır. Bu yapı, kitabın ritmini belirler.