
İÇİNDEKİLER DERS 1- Karar almak DERS 2- Kişisel gelişim şablonu DERS 3- Başlangıcı yazma teknikleri DERS 4- Yazıda kendini ifade biçimleri- sentakslar-konteksler- bağlamlar- göstergeler- DERS 5: Yazarın not defteri DERS 6-Temel bir fikirden bir akış oluşturmanın yolları DERS 7- Roman kurgusu- örgüsü- DERS 8- Hangi insanlar DERS 9- Bir yazarın hedefleri DERS 10 –Uygulamalı çalışmaları DERS 11- Edebiyatta alegori teknikleri DERS 12- Okuyucuların analizi DERS 13- Kişisel gelişim kitapları DERS 14- Kıyaslamalı paralel karakter geliştirme kurgusu DERS 15- İnceleme ve araştırma -Son söz DERS 1- KARAR ALMAK Yazdığınız ya da yazmayı düşündüğünüz ne varsa aklınızdan çıkarın, sıfırlama yapacağız ve birlikte herkes kendi kitabını yazacak. Yazdığınız ilk cümleler ilk sayfalar başınıza bela olur, bir çeşit kelepçe gibi bağ gibi size yapışır, dağılır kalırsınız çünkü her cümlenizden sonra yine çok sayıda olasılık açılır ve bunlar geometrik olarak çoğalırlar ve kaosa sürüklenirsiniz. Bundan dolayı bir hat belirlemeniz gerekir. Bundan dolayı bir kitabın önce son bölümü yazılır, bitiş bölümü. Hangi kitap olursa olsun önce final yazılır ama o son bölüm için bir motto geliştirmeniz gerekir. Bu sizin romanınızın ulaşması gereken hedef olacaktır, sadece bunu anlatmak için yola çıkıyorsunuz. Böylece ilerlerken hangi kuantum alanı açılırsa açılsın her zaman temel konu ve son nokta ile bağlantılı olacaktır. Yani yolunuzu şaşırmayacaksınız. Yani bir kitaba başlamak, kararlar almakla başlar, cümleler yazmakla başlamaz. Kararlar alacaksınız. Bir sonraki alacağınız karar, bu kitabın genişliği sayfa sayısı ne kadar olmalıdır? Bu da önemli bir karardır. 1 sayfa A4 Word 12 punto, 1,5 sayfa kitap. Yazmayı sürdürür, bundan dolayı hangi şeyin havasındaysanız onu çalışmanız, sonrasında bütünlemeniz gerekir. Bunlara bölümler diyoruz. Canınız diyalog yazmak istiyorsa bunu yazın, sonrasında diyalogları destekleyen hareketleri diyaloglara eklersiniz. Kitabı genişletmek istediğiniz hareketlerden sonra betimlemeler gelir. Betimlemelerin genişliği, bir sonraki karar, dili konusunda bir karar almak gerekir. Örneğin benim çıplak gerçeklik şeklinde tanımladığım, sokaktaki adamın kullandığı güncel dili kullanmak. Yani bir şey bu şekilde anlatılabilir ya da diğer uçtan bir örnek olacaksa, epik anlatım bir dil kullanılabilir. Roman türlerine bakarsak, birkaçına bakalım, polisiye, edebiyat, aşk, macera yalın gerçeklik şeklinde bir genelleme yapabiliriz. Dil konusunda nasıl karar alacağız? Çalışma sırasında karar değiştirme şansınız olsun diye, betimleme kısmını en sona bırakırsınız. Yani betimlemeler ve hareketleri tanımlamalar, az sonra örneğini vereceğim, kitabın sayfa sayısını belirler. Örneğin, kadın-erkek konuşuyor, konu- ayrılık. Kadın- Geri döneceğim diyorsun ama dönmeyeceksin, değil mi? Bu sıradan yalın bir cümle. Şimdi bu cümleyi katman katman epik olmaya doğru götürelim. -Kadın, dönersin diye umut ediyorum ama içimde bir ses, dönmeyecek diyor. Bir katman epik hale getirdik, edebi dilini değiştiriyoruz, neden? Çünkü karakterimizi böyle bir insan olarak düşündük. Yani karakteri geliştirirken nasıl bir şey olduğuna karar verirsiniz ve ona yakışan bir dil kullanırsınız. Diyalogun devamına sonra geleceğim, şimdi repliği genişletelim. Örneğin kitabın bütün diyaloglarını yazdınız, sadece diyalogları, şimdi diyaloglara hareket ekleyeceğiz. “Ayşe, buğulu gözlerle baktı, endişeliydi, rüzgar esti, içinde bir ürperme hissetti, gözündeki bir damla yaşı silerken bakışlarını kaçırdı ve şüpheli bir ifade ile " döneceksin, değil mi?” diye sordu. Şimdi ne yaptık? Diyaloğa hareket ekledik. Ne kadar ekleyebilir? “Soğuk ve keskin rüzgarlı bir kasım sabahı, Ayşe ile Ahmet, sabahın sisinden sıyrılıp, otobüsün kapısına kadar yürümüşlerdi.” Şimdi burada mişli geçmiş zaman kullandım, hele bir sor, neden kullandım? Çünkü bu yazıyı şenlendirme yöntemidir, bir sonraki yerde de anlatıcı vardır. Anlatıcı daha anlatacağım şeyler var, hikaye devam ediyor. Şimdi oradan kapıya geliyor, şimdi efekt ekleyelim. “Otobüsün muavini, geceyi yaran tiz bir sesle bağırmıştı, "otobüsün kalkmasına beş dakika var, dışarıda yolcu kalmasın" Pekala bunu neden kattık? Çünkü herkesin böyle bir anısı vardır ve serbest çağrışım yaptık, yani kişinin anılarını tetikledik. İnsan ayrıma anında değil de o sesi hatırlar hep. “Keskin bir benzin kokusu insanın genzini yakıyordu, o sırada yanlarından simitçi geçiyordu, fırından taze çıkmış simidin kokusu adeta ruhlarına işlemişti. - Ver oradan üç simit Sonra kadına döndü ve yolda yolluk yaparsın, sıcak sıcak.” Yani atmosferi bu şekilde genişleterek oluşturuyorsun, yani hepsi ilk yazdığın diyaloğun etrafına yerleşiyor, onu zenginleştiriyor. Belki de şöyle bir niyetin var, bir aşk hikayesi üzerinden bir dönemi anlatmak istiyorsundur. Böyle bir amacın varsa bu kez yan karakterler oluşturmaya başlarsın. Bunları genellikle tekil bırakır yazar, belki ileride de kullanır, belki de kullanmaz. Örneğin, diğer kişi Ahmet olsun. “Bir topal askerin otobüse binmeye çalıştığını gördü, ayağı sarılıydı, " kim bilir belki bir gazidir ya da yaralanmıştır bir kazada", Allah, sevenlerine kavuştursun diye içinden dua etti.” Ne yaptık burada? Ahmet karakterine olumlu bir yön verdik, diğer yanda da cebimize topal asker karakterini koyduk, ileride belki kullanırız. Şimdi artık Ahmet’ten anlatıcıya geçebiliriz. Şu şekilde ince bir geçiş tekniğidir bu. “Topal askerin arkasında bir kafeste, birkaç güvercin ile otobüse binen adam ile muavin arasında kavga baş
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş