
Yıldız Ramazanoğlu'nun Angelika kitabı, farklı coğrafyalarda yaşayan kadınların yabancılık, aidiyet ve görülme ihtiyacını odağına alan öykülerden oluşur. Kitaba adını veren anlatıda Angelika ile kurulan sessiz yakınlık, konuşmanın ötesinde bakış, dokunuş ve ortak oyun üzerinden gelişir. Angelika'nın çevresindeki hayvanlara, renklere ve resimlere duyduğu ilgi, onu tanımlayan etiketlerin gerisindeki canlı dünyayı açığa çıkarır. Koleksiyondaki Alissa, Mukadder ve Hüküm gibi başka karakterler de kendilerini dışarıda bırakan toplumsal sınırlarla karşılaşır.
Öyküler kadın olmayı, bir ülkede yabancı sayılmayı ve gündelik hayat içinde başkasının bakışına maruz kalmayı birbirine bağlar. Ramazanoğlu, büyük açıklamalar yerine ev içlerinden, yolculuklardan ve kısa karşılaşmalardan seçtiği ayrıntılarla karakterlerinin kırılganlığını kurar. Yerli ile yabancı, ev sahibi ile misafir ya da konuşan ile susan arasındaki ayrımlar her anlatıda yeniden sorgulanır. Sade fakat çağrışımlı dil, kişilerin söyleyemediklerini nesnelere ve küçük hareketlere taşır. Angelika, ötekilik meselesini tek bir kimliğe indirgemeyen; insanların birbirini anlaması için benzer olmalarının gerekmediğini gösteren bir öykü kitabıdır. Koleksiyon, merhameti duygusal bir kolaylık olarak değil, dikkatle bakma ve farklı hayatların varlığını kabul etme sorumluluğu olarak ele alır.
Bu kitap hakkında henüz gönderi yok. Uygulamada ilk paylaşan sen ol!
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş