
Kimseye artık meram anlatmaya kalkmıyor, günün birinde başını alıp uzaklara gitmeyi kuruyordu.*

Angel Dayı, Panait Istrati’nin Doğu Avrupa ve Balkan coğrafyasının insan manzaralarını sıcak, sert ve yer yer hüzünlü bir anlatımla işlediği eserler arasında anılır. Istrati’nin yazarlığında yoksulluk, dostluk, özgürlük arzusu ve hayatın beklenmedik savruluşları çoğu zaman canlı karakter sesleriyle birlikte görünür.
Bu kitap, büyük tarih anlatılarından çok insanın gündelik mücadelesine, onuruna ve kırılganlığına yaklaşmak isteyen okurlara hitap eder. Angel Dayı, Panait Istrati’nin gezgin ruhunu ve halktan insanlara duyduğu ilgiyi tanımak için uygun bir metin olabilir. Keskin olay özetlerinden çok atmosfer, anlatıcı sesi ve duygusal yoğunluk üzerinden okunması daha verimli bir deneyim sağlar. Istrati’nin insana yakın bakışı metnin merkezinde durur.
Bookspace topluluğundan 6 gönderi

Kimseye artık meram anlatmaya kalkmıyor, günün birinde başını alıp uzaklara gitmeyi kuruyordu.*

Hayır. Hiçbir şey bekleme. Her kitapta aradığını bulursan bulursun, olmazsa hemen bırakırsın yakamı.

İnsanın söyleyecek bir şeyleri ve bunu söylemeue yeteneği varsa vazgeçmek bir cinayet, tembellik bir ayıp olur.

Hey gidi boş umutlar… Dahası var. Bir felaket tek başına gelmez derler ya, pek kalabalık da geliyor bazan.

Durumum ağır. Ama ölemem daha!*

Ya insanlar? Kendinden daha mutsuzların kaderine karşı kayıtsız kalan adamın hayatında manevi güzellikten eser yoktur. Benim hayatımın gerçek manevi güzelliği nerede?