
Dünya dediğimiz bu geçici yuvayı,derin bir hüzne kapılmadan seyretmek acaba mümkün mü ?

Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi
İyi eğitim görmüş Raci, maddi ve manevi ilimleri öğrenmesine rağmen inanç ile kuşku arasında sıkışır. Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi'nin A'mak-ı Hayal romanında okuduğu kitaplar ve görüştüğü bilginler, ruh ile madde hakkındaki huzursuzluğunu gideremez. Spiritizma ve manyetizma çevrelerinde de aradığı kesinliği bulamayınca şehir mezarlığında yaşayan, ney çalıp gazeller söyleyen Aynalı Dede'yle tanışır. Toplumun meczup saydığı bu kişi, Raci'nin çözemediği sorulara doğrudan cevap vermek yerine onu hayalin derinliklerine açılan yolculuklara hazırlar.
Her buluşma, Buddha, Zerdüşt, Simurg ve Anka gibi Doğu düşüncesi ile masal dünyasından figürlerin yer aldığı ayrı bir manevi deneyime dönüşür. Raci bu sahnelerde küfür ile iman, inkâr ile tasdik ve ruh ile beden arasındaki karşıtlıkları farklı biçimlerde sınar. Çerçeve anlatı, gündelik İstanbul ortamını felsefi alegori ve fantastik yolculuklarla birleştirir. Aynalı Dede'nin rehberliği, hazır bilgi biriktirmenin hakikate ulaşmakla aynı şey olmadığını vurgular. A'mak-ı Hayal, şüpheyi susturmak yerine onu düşünsel arayışın başlangıcı yapan; tasavvuf, felsefe ve hayal gücünü Raci'nin iç dönüşümünde buluşturan katmanlı bir romandır.
Bookspace topluluğundan 6 gönderi

Dünya dediğimiz bu geçici yuvayı,derin bir hüzne kapılmadan seyretmek acaba mümkün mü ?

Bir böcek tohumları yiyor, o böcek de diğer bir hayvanın dişleri arasında yem oluyor. O hayvanı da bir diğeri yutuyor. Bir koyun bitkiyi yiyor, siz de koyunu yiyorsunuz. Bu âlem birbirini yemek, yok etmek üzerine kuruludur. Herşey birbirinin doğal düşmanıdır. Birbirinin hırs ve tamah dişinden kurtulanları da bir gün geliyor, ecel denilen ifrit büyücüsü yutuyor.

okudugum en güzel kitaplardan biri de Filebeli Ahmed Hilmi'nin yazdigi Amak-ı Hayal idi . Mutlaka okumalisiniz

Bu dünyanın gürültülü, patırtılı halinden uzak olan deliler mutludurlar..

Ahmaklığım o kadar ağır ki!..Sanırım zamanın Kârun'u benim.

tüm sakacılıgı kenara bıraktım tasavvufi felsefeyle ilgilenenler okuyabilir saglam kitaptır
“Küfür ile iman, inkâr ile ikrar, tasdik ile şüphe arasında bir durumdaydım. Kalbimle inkâr ettiğimi aklımla, aklımla inkâr ettiğimi kalbimle kabul ediyordum.”
“Âlemde görülen bu devran tekâmül içindir. Her nokta hareketli, her zerre dans eder, uçup gider kavuşmaya doğru. Evrenler, insan; koşup giderler tutulmaz, kapılmaz hayâle doğru. İnsan isen gel, isteneni anla. Yorulma…”
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş