
insan derin bir karanlık kuyu gibidir,dibine insende ,göremezsin karanlıktan.

Eylem Tok’un Allah’ın Piyonları romanı, İstanbul’un yoksunluk, suç, şiddet ve uyuşturucuyla kuşatılmış tehlikeli bir mahallesinde büyüyen üç çocukluk arkadaşını izler. Babadağlı Yusuf, Deli Hamza ve Taykurt, birbirlerini koruyacak kadar yakın olmalarına rağmen içinde yaşadıkları düzenin baskısından kurtulmak için farklı yollar arar. Hayatlarını değiştirme isteği, onları kontrol edemedikleri güçlerin oyun alanına çeker.
Mahallede peş peşe dokuz cinayetin işlenmesi ve bu ölümlerde devletin parmağı olabileceği şüphesi, kişisel çıkış arayışını siyasal bir gerilime dönüştürür. Gizli servisin masa tetikçileri, ideolojik piyonlar, inancını kaybeden dindarlar ve sansasyon peşindeki gazeteciler aynı ağın içinde belirir. Özel haber uğruna risk alan gazeteciler ile devlet adına hareket eden kişiler arasındaki sınırlar bulanıklaşır.
Roman, kökünden koparılmış ve hor görülmüş insanların “yırtmak” için neleri göze alabileceğini sorarken arkadaşlığın dayanıklılığını da sınar. Kaderin kurduğu ağ, birbirleri için ölebilecek insanları karşı karşıya getirebilir. Sonuçta toplumsal gerçekçilik ile suç gerilimi birleşir; değersizlik duygusunun, iktidar oyunlarının ve çaresizliğin yakın insan ilişkilerini nasıl dönüştürdüğü ortaya çıkar.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

insan derin bir karanlık kuyu gibidir,dibine insende ,göremezsin karanlıktan.
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş