
Güvenme güzelliğine bir sivilce yeter, güvenme karakterine bir travma yeter

Leona Deakin'in Akıl Oyunları romanında, birbirini tanımıyor görünen dört kişi doğum günlerinde kaybolur. Geride aynı mesajı taşıyan kartlar ve onları çevrim içi bir cesaret oyununa çağıran izler kalmıştır. Polis başlangıçta yetişkinlerin kendi istekleriyle ortadan kaybolmuş olabileceğini düşünürken aileler psikolog ve özel dedektif Augusta Bloom'dan yardım ister. Bloom, kayıp kişilerin hayatlarını karşılaştırdığında aralarında tesadüften daha karanlık bir bağ bulunduğunu fark eder.
Soruşturma yeni kartlar ve yeni kayıplarla büyürken oyun fikri romanın yapısını belirler. Kuralları koyan kişi, yalnız kurbanların davranışlarını değil, onları araştıranların beklentilerini de yönlendirir. Augusta'nın insan davranışındaki örüntüleri okuma yeteneği önemli bir avantajdır; ancak her çıkarım, rakibinin önceden hesaplamış olabileceği bir hamleye dönüşür. Böylece psikolojik çözümleme ile klasik kayıp kişi polisiyesi aynı gerilim hattında birleşir.
Akıl Oyunları, tehlikeyi yalnız fiziksel şiddetten değil, seçim yapıldığı yanılsamasından üretir. Augusta kuklacıyı bulmaya yaklaştıkça kendisinin de planın içinde olduğu anlaşılır; okurun olaylara dışarıdan baktığına dair güveni de onunla birlikte sarsılır. Deakin'in romanı, manipülasyonun insanın gizlediği arzuları ve zayıflıkları nasıl bir oyunun malzemesine çevirebildiğini sorgulayan tempolu bir psikolojik gerilimdir.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Güvenme güzelliğine bir sivilce yeter, güvenme karakterine bir travma yeter
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş