
Eğer gerçekten farklı bir yere gitmek istiyorsan, kendi içine doğru git. Şaşıracaksın

Ertürk Akşun'un Agafya romanı, 1920'lerin büyük tarihsel kırılmalarını işgal altındaki İstanbul'da yaşanan tutkulu bir aşkın çevresinde buluşturur. Rusya'daki devrim, Avrupa'nın savaş düzenini sarsmış; ülkelerinden kaçan aristokratlar ve yeni bir hayat arayan Rus kadınları İstanbul'a yönelmiştir. Şehir bir yandan işgalin baskısını taşırken diğer yandan daha önce tanımadığı bir gece hayatıyla karşılaşır.
Anadolu'da ölüm kalım savaşı sürerken İstanbul'un eğlence dünyası, sürgünlerin kayıpları ve yerli hayatın dönüşümüyle iç içe geçer. Bu çelişkili ortamda bir kadına “Agafya”, yani “yüce aşk” adı verilir. İsmin gizliliği, sevginin koruyucu olduğu kadar sahiplenici yüzünü de açığa çıkarır. Agafya'nın Anton'a söylediği sözler, sevilmek uğruna kişiliğinden vazgeçmeyi reddeden güçlü bir tutumu ortaya koyar.
Anton'un çaresizliği, karşısındaki kadını olduğu gibi kabul etmekle onu kendi beklentilerine göre değiştirmek istemesi arasında büyür. Gurbette filizlenen ilişki, devrim, savaş, göç ve işgalin yarattığı güvensizlikten ayrı değildir. Tarihsel dönüşüm arka plan süsüne indirgenmeden, yerinden edilmiş insanların aidiyet arayışı ve aşkın özgürlük ile sahip olma arzusu arasındaki kanlı gerilim anlatılır.
Bookspace topluluğundan 1 gönderi

Eğer gerçekten farklı bir yere gitmek istiyorsan, kendi içine doğru git. Şaşıracaksın
Uygulamada oku
Alıntıla, işaretle, okuduklarını paylaş