Jonathan Dylan Barker'ın, J. D. Barker adıyla yayımlanan 4. Maymun romanı, Chicago'yu yıllardır korkutan Dört Maymun Katili'nin bir otobüsün altında ölü bulunmasıyla açılır. Cesedin üzerindeki işaretler, katilin son kurbanını kaçırdığını ve genç kızın hâlâ hayatta olabileceğini düşündürür. Soruşturmanın başındaki Dedektif Sam Porter için ölüm, dosyanın kapanışı değil; zamanla yarışılan yeni bir bulmacanın başlangıcıdır. Katilin cebinden çıkan günlük ise polisi hem geçmişteki şiddetin kaynağına hem de bugünkü kurbanın yerini gösterebilecek izlere taşır.
Barker, günümüzde ilerleyen polis soruşturmasıyla günlükteki çocukluk anlatısını dönüşümlü kurar. Böylece okur bir yandan Porter'ın ekibiyle fiziksel kanıtları takip ederken bir yandan katilin zihninin nasıl biçimlendiğine tanık olur. Görmeme, duymama ve söylememe simgelerine eklenen dördüncü maymun, kötülük yapmama buyruğunu tersine çeviren bir imzaya dönüşür. Romanın gerilimi yalnız kimlik sorusundan değil, anlatılan geçmişin ne kadar güvenilir olduğundan da beslenir.
4. Maymun, seri katil polisiyesini aile sırları, travma ve adaletin kişisel intikama dönüşmesi üzerine karanlık bir anlatıyla birleştirir. Sam Porter'ın yasla gölgelenen özel hayatı soruşturmanın baskısını artırırken, günlük ile olay yeri arasındaki çatlaklar okuru sürekli yeniden değerlendirmeye zorlar. Sonuç, tek bir suçun çözümünden çok daha geniş bir hesaplaşmanın ilk halkasıdır.