
Belki de en acı veren şey, birinin gitmesi değil. En acı veren, onun gittiğinde beraberinde senin de bir parçanı götürmesidir. Ve sen artık hiçbir zaman o eski sen olamazsın. Aynalara baktığında tanıdık ama yabancı bir yüz görürsün. Gülümsersin ama gözlerin gülmez. Yaşarsın ama yaşamın içinde değilsindir artık. Sonra bir gün, belki yıllar sonra, belki de hiç olmayacak bir zamanda, o eksik parçanın yerine yavaş yavaş başka şeyler dolmaya başlar. Yeni anılar, yeni güller, yeni acılar bile. Ve fark edersin ki, sen değişmişsin. Ne daha iyi ne daha kötü - sadece farklı. Ve bu farklılık içinde, beklenmedik bir şekilde, yeniden kendinle tanışırsın.






