
SON Her ne kadar bizlere zaferle dönen kahramanlar gibi davranıldıysa da, ikimiz de esas kahramanların eve dönemeyenler olduklarını; onların Fransa’da, Yüzbaşı Nicholls, Topthorn, Friedrich, David ve küçük Emilie’nin yanında yattıklarını biliyorduk.

by Arif Cem Unver, Michael Morpurgo
Kitap raflarindan beyazperdeye uzanan uc odullu bir basyapit: Savas AtiOnlari savas ayirdi. Mucadeleler sinadi. Sevgi birlestirdi."Albert ve annesinin karanliga dogru yurumelerini izledim. O an omur boyu surecek bir arkadasligin temellerinin atildigini anlamistim; aramizda ansizin icgudusel bir guven ve sevgi bagi olustu."Usta yazar Michael Morpurgo'dan, huzun ve umudun kol kola yurudugu destansi bir dostluk hikiyesi…Morpurgo, I. Dunya Savasi'nda yasanan sira disi olaylari Joey adinda bir atin agzindan aktararak okurlarini umut dolu bir yolculuga cikariyor.Alti aylik bile degilken annesinden koparilarak hayvan pazarinda acik arttirmaya cikarilan Joey, hayatin acimasiz gercegi ile tanisarak sarhos bir adama satilir. Niyeti bir buzagi almak olan adamin oglu Albert, Joey'u gorur gormez adeta ona hayran kalir. Mevsimler birbirini kovalarken beraber buyuyen Albert ve Joey asla unutulmayacak bir dostluk bagi kurarlar. Ta ki gunlerden bir gun, bankaya olan ipotek borcunu odemek icin paraya
4 posts from the Bookspace community

SON Her ne kadar bizlere zaferle dönen kahramanlar gibi davranıldıysa da, ikimiz de esas kahramanların eve dönemeyenler olduklarını; onların Fransa’da, Yüzbaşı Nicholls, Topthorn, Friedrich, David ve küçük Emilie’nin yanında yattıklarını biliyorduk.

Onu hiç sevememiş olsam da “hırçın ve tehlikeli bir attı“ uzun süre beraber yük çektiğim bir türdeşimi yol kenarına atılıp unutulmuş halde görmek, yürek paralayıcı ve dehşet verici bir görüntüydü.

Ve en azından bir süre boyunca her şey yolunda gidecekti, çünkü o bahar, savaş birden bizden uzaklaşmıştı. Sona ermediğini biliyorduk çünkü silahların gümbürtüleri uzaktan da olsa hâlâ duyuluyor, arada sırada çiftlikten birlikler geçip savaş hattına doğru ilerliyordu; ama yaralıların sayısı azalmıştı ve bu yüzden arabayı siperlere gitgide daha seyrek götürüp getiriyorduk.

YENİ KİTAP Şimdilerde köyün toplantı salonu olarak kullanılan eski okul binasında, onu bir geçede sabit kalmış duvar saatinin altında, küçük ve tozlu bir at tablosu asılı. Dimdik durmakta olan bu parlak tüylü, nefis al atın alnında haç şeklinde beyaz bir leke var; bacaklarının yere yakın kısmındaki beyaz sekiler* ise birbirleriyle tıpatıp aynı. Sanki bizim karşısında dikildiğimizi yeni görmüş gibi başını çevirip kulaklarını dikmiş, özlem dolu gözlerle tablodan dışarıya bakıyor.