
Şimdi yaşamak, ucuz ekmek kuyruğunda bekleyen birinin saklamaya çalıştığı yüzüdür. Şimdi yaşamak, bebeğini terk eden bir kadının göğüslerinden akan hüzündür.

by Tarık Tufan
Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 220 p. "Simdi bulabildigim tüm soru cümlelerini üst üste yigip bulabildigim en merhametli cevabin dizlerine yaslamak istiyorum basimi. Bulabildigim en müsfik cümlenin önünde bir an olsun düsünmeksizin iyiden iyiye bitik, yorgun vücudumu yere birakmak istiyorum. Uzanmak ve hangi günahtan kalma oldugunu kestiremedigim acilarin yorgunlugunu bir parça olsun üzerimden atmak istiyorum.Uyumaliyim.Uzunca bir süre.Sinirlarin, para birimlerinin, zaman ölçülerinin degistigi çaglara dek." Kraliçenin Pireleri, Tarik Tufan'in hayata bakarken dikkat kesildigi olaylari ve duygulari anlatan denemelerden olusuyor. Her denemede kendini gösteren samimiyet, yalin anlatim ve incelikli bakis okuru bir çirpida içine çekiyor. Herkesin görüp geçtigi ve siradanlasmis durumlar, Tarik Tufan'in anlatimiyla insanin kalbini yoran sorgulamalara dönüsüyor. Karanlik mahalleler, giden kadinlar, kirilgan yüzler, kayiplar, eski sarkilar ve her seye yeniden baslayabilme cesareti… Tarik Tufan yaralarimiza dokunmaya devam ediyor. "Hayatimin parçalarini nasil bir araya getirebilecegim konusunda en küçük bir fikrim de yok."Nereden baslamali?Basi ve sonu iç içe geçmis bir hikâyede ortaya çikacagi ani karistirmis bir kahraman gibiyim. Nerede ortaya çiksam yanlis karedeyim."
7 posts from the Bookspace community

Şimdi yaşamak, ucuz ekmek kuyruğunda bekleyen birinin saklamaya çalıştığı yüzüdür. Şimdi yaşamak, bebeğini terk eden bir kadının göğüslerinden akan hüzündür.

Sayılabilir her şeyi olağanlaştırıyor insan. Günler, saatler, nabız atışları, doğumlar, ölümler. "Hayret" çocukluk zamanlarında saplanıp kalmış bir ünlemden ibaret şimdi.

Simdi yaşamak, ucuz ekmek kuyruğunda bekleyen bir genç kızın saklamaya çalıştığı yüzüdür.

Altmış ikiden tavşan yapmayı matematik problemi zanneden bir çocuğun çaresizliğine benziyor yaşadıklarım. Elde var olan şeyler sonuca ulaşmaya yetmiyor. Tüm uğraşlarımın beyhude olduğunu fark ettiğimde yeniden başa dönüyorum. Yeni işlemler, karmaşa, bitimsiz bir yolculuk.

Uyumalıyım. Uzunca bir süre. Sınırlarım, para birimlerinin, zaman ölçülerinin değiştiği çağlara dek.

Yeryüzünde kurulmuş ilk cümle bir soru cümlesi midir Bilmiyorum. "Ben kimim?"ler, "Bu insanlar nereye gidiyor?"lar, "Burası neresi?"ler, nedenler ve nasıllar...

Bir sabah uyandığınızda Gregor Samsa'dan daha talihli olmayabilirsiniz. Hayatın küçücük bir ayrıntısında, hiç göze batmayan bir nesneye dönersiniz örneğin. Gitgide artar yabancılaşmanız. Bir banka cüzdanında ya da cebinizdeki kredi kartında uza-yan rakamlardan biri oluverirsiniz mesela. Mevduat hesaplarında büyümeye bırakılmış bereketsiz bir hayatın tam orta-sındaki rakamlardan biri.