
“Zâten ilk günlerden itibâren gerek din gerekse medeniyet olarak İslâmı Türkler, genellikle, İran üzerinden öğrenip benimse-mişlerdir. Bu sebeple başta dinî ıstılâhlar olmak üzre, Farscadan önemli sayıda söz ile diğer dilbilgisi unsuru Türkceye peyderpey idhâl olunmuştur. Giderek, Fars kültürü, gerek Selçuklu gerekse ondan sonraki Osmanlı dönemlerinde Türk kültürüne örnek olmuştur. Öncelikle, Selçukluda, başlardaki, Farsseverlik (Farsperverlik), git gide Farsataparlık (Farsperestlik) raddesine vardırılmıştır. Nihâyet, Türk asıllı ve dilli olan Akkoyunluların zoruyla Farslar, 1400lerin ortalarından itibâren Şiileştirilmeseydiler, Türklük, ihtimâl, Fars dili ile kültürünün bağrında eriyip yitecekti. Safavî İranın Şîiliğine Sünnîlikle karşı koyan Osmanlı, genelde, Türk kültürünü, özellikle de dilini, Farsınkinin eritici çekim gücünden kurtarıp korumuştur.”






