
Herkes acısını içine gömdü...

<p>Ben o zamanlar on altı yaşındaydım, lise birde. İnce uzun bir oğlan. Saçlarım kirpi gibi dik duruyor; ne yana, ne geriye taranmıyor, beni deli ediyordu.<br> Babam "İnatsın inat... İnatçı adamın saçı yatmaz. Dedene çekmişsin besbelli. Keşke annene benzeseydin" diyordu.<br> Keşke...<br> <br> Annemin lepiska gibi yumuşacık, sarı saçları vardı. En çok o mavi gözlerini özlüyorum. "Benim oğlum okuyacak yüksek bir memur olacak" der, sonra da göz ucuyla babama bakardı. Sanki anlaşmışlar gibi babam da ona bakar, dudaklarında muzip bir gülümseme: <br> "Hıh... Biz okuduk bir şey olduk sanki" diye omuz silkerdi.<br> </p>
3 posts from the Bookspace community

Herkes acısını içine gömdü...

Ama solunan hava, yüzülen su, oturup kalktığın insan, yürüdüğün yol seni değiştirir.

"Hayat dedigin nedir ki ? Anlaşılmaz bir sır..."