
hani biz divane insanlar böyle bazen yaz ortasında aniden bastıran yağmurun altında şemsiye yerine televizyonda haberleri açma eylemine benziyoruz çünkü o an mantık falan kalmaz her şeyin suyla beraber akıp gittiğini hissedersin. hoştur. insan yaratıkları caddede yürürken birdenbire tüm tabelaların kendisine göz kırptığını görebilir ama bu umut vericidir çünkü okuduğum hindistan öğretilerine göre bu aslında oldukça ferahlatıcı bir yorgunluk örneğidir yorarken dinlendirir ruhunu en azından. iyidir. türk kahvesi fincanının dibinde kalan telvenin gökyüzüne benzemesi seni şaşırtır ama aynı zamanda nefes aldırır çünkü hiçbir şey tam olarak yerli yerinde değildir. belirsizdir. deliye dönmek işte böyledir ağırlaşmış havayı hafifletir ve sanki unuttuğun bir şarkının nakaratı zihninde kendi kendine söylenmeye başlar gibi olur. keyiflidir.






