
“İnsanlar, geçmişte de olduğu gibi köleler ve özgürler diye ikiye ayrılır. İster devlet adamı olsun, ister tüccar, memur ya da akademisyen, kendine günün üçte ikisini ayırmayan herkes köledir.”

Kisi susamayacagi yerde konusmali sadece; ve sadece astigi seyler hakkinda konusmali - baska her sey gevezeliktir, "edebiyat'tir, terbiye noksanligidir. Benim yazilarim yalnizca benim asmalarimdan soz eder: "ben" varim iclerinde, bana dusman olmus her seyle birlikte, ego ipsissimus, hatta gururlu bir anlatima izin verilirse ego ipsissi mum. Anlasilir ki: simdiden cok sey var - altimda. Ama bende yasanmis ve asilmis bir seyi, ozgun bir olguyu ya da yazgiyi sonradan bilgi icin soymak, elekten gecirmek, aciga cikarmak, "serimlemek" (ya da nasil soylemek isteniyorsa oyle) arzusu icimde kipirdanincaya dek, her zaman once sure, iyilesme, uzaklik, mesafe gerekmistir.
4 posts from the Bookspace community

“İnsanlar, geçmişte de olduğu gibi köleler ve özgürler diye ikiye ayrılır. İster devlet adamı olsun, ister tüccar, memur ya da akademisyen, kendine günün üçte ikisini ayırmayan herkes köledir.”

Kendini feda eden insan, çoğu zaman kendi değerini kanıtlamak ister.

Erkek, kadında bir oyun arar; kadın ise oyunu gerçekten sever.

Aslında kötülüklerin en kötüsüdür umut, çünkü insanın çektiği eziyeti uzatır.