
seçimlerimiz de kader değil miydi nihayetinde...

Dunya, 15 yasindan kucuk cocuklara din dersi vermeyecek kadar durust olursa, belki o zaman ona umut besleyebiliriz. Toplumu curuten erkeklerin kisir dovusleri ve surekli cozumsuzluk uretmeleridir. Kadinlar olmasaydi, dunyadaki yasamimiz tam bir caresizlik, acizlik, zevklerden mahrum ve tesellisiz bir yasam olurdu. Su dunyayi Tanri yarattiysa, onun yerinde olmak istemem dogrusu. Cunku dunyanin sefaleti yuregimi parcalar. Yaratici bir ruh dusunulurse, yarattigi seyi gostererek ona soyle bagirmak hakkimizdir: "Bunca mutsuzlugu ve bu uzuntuyu ortaya cikarmak ugruna, hicligin sessizligini ve kipirdamazligini bozmaya nasil kalkistin?" Dinler atesbocekleri gibidir: Parlayabilmek icin karanliga gereksinim duyarlar. Tum dinlerin kosulu yaygin olan belirli bir derecede cehalettir. Ki sadece bu havada yasayabilirler ancak. Erkek bir kerede cok fazla sey alir, uzun vadede cok az... Erkekler hayatlarinin yarisinda zamparadirlar, yarisinda boynuzlu. (Tanitim Bulteninden)
25 posts from the Bookspace community

seçimlerimiz de kader değil miydi nihayetinde...

“Yazmak mutlak bir yalnızlıktır, kendi içindeki buz gibi uçurumlara düşmektir.”

Hayatta mutluluk ufacık şeylerden oluşur. Küçük bir iyilik, bir gülümseyiş, bir iyi dilek..

bu adamı anlamak için illa fizik mi bilmek gerek
"Sein " sözcüğü Almancada iki anlama gelir: "Var olmak" ve "Onun olmak."

Kafesin biri, bir kuş aramaya çıktı.

Bu dünya için kendini paralaman gülünç.

Bırak kendi tasanla oynamayı Bir akbaba gibi, yaşamını kemiren: En kötü toplum bile duyumsatır sana, İnsanların arasında bir insan olduğunu.

"Beni anlamadın demeyeceğim. Beni anladın. Zaten en dayanılmaz acı buydu. Sen beni anladın. Anladığın halde canımı yaktın."

İnsanların en gevezesi, en az akıllı olandır. Ve bir hatiple bir tellal arasında büyük bir fark vardır.

Başıma gelen en iyi şey, acı çekmeye alışmaya başlamam.

Ruhunu kaybetmek pahasına dünyayı kazanmaya kalkışmak açgözlülüktür.

“Dayanılmaz olan aslında yaşam değil, insanlarmış.”

Başıma gelen en iyi şey, acı çekmeye alışmaya başlamam.

Sein” sözcüğü Almanca’da iki anlama gelir: “var olmak” ve “onun olmak”.
Ruh ancak bedene bir dayanak olmaktan çıkınca özgürleşir.

“Bu dünya için kendini paralaman gülünç.”

Hepimizin olabildiğince çabuk uykuya dalarak kaçmaya çalıştığı bir vicdan azabı var.

Bu dünya için kendini paralaman gülünç.

Başıma gelen en iyi şey, acı çekmeye alışmaya başlamam.

Kötü'nün ondan bir şeyler gizleyebileceğinize inanmanızı sağlamasına izin vermeyin.

iki olanak; kendini sonsuz küçültmek ya da sonsuz küçük olmak. Birincisi mükemmellik , yani eylemsizliktir, ikincisi başlangıç, yani eylemdir.

Tanrı beni bir çakıl taşı olarak bu kusursuz ve gizemli göle fırlattığı zaman yüzeyinde sayısız halkalar meydana getirerek onun sükûnetini bozdum. Ama derinliklerine ulaştığımda ben de o göl gibi sakinleştim.

Akıl almaz bir hızla kuşlar gibi gelip geçen olaylardan önce ya da sonra yaşıyoruz duyguları; onlar düşsü kurgulardırlar ve sadece bizimle sınırlıdırlar.