Kapali Bir Kapidir Cehennem Dünyevi Siirlerin Son Gecesi 1. Cilt

Kapali Bir Kapidir Cehennem Dünyevi Siirlerin Son Gecesi 1. Cilt

by Charles Bukowski

Publisher
Parantez Yayinlari
Pages
200
Language
Türkçe
Published
2016-05

Overview

Paperback. 13,50 / 20,00 cm. In Turkish. 200 p. Insanin kendininedenini bilmeksiziniyi hissetmesi ne güzel: ya da sinirli bile olsaseçimi olabilmesi; ya da biraz aski,nefrete dönüsmeyengüvenin, dostlar, ama tanrilaradegil, kendinize: "Kapali Bir Kapidir Cehennem" Bukowski'nin son siirlerinden olusuyor. Bukowski'nin hayattayken yayinlanmis 45 kitabi var. Yazarin ölümünden sonra da geride kalan dosyalar, mektuplari ve günlügü de yayina hazir oldukça kitaplastiriliyor. Bukowski'nin edebi mirasinda da siirlerin agirlikli olarak yer aldigi görülüyor. "Dünyevi Siirlerin Son Gecesi", Charles Bukowski'nin hayattayken yayinlanmamis siirlerinden olusan bir dosya. Bukowski bu siir dosyasini yayinlamak üzere hazirlamasina ragmen sagliginda kitaplastigini görememis.

Posts about this book

9 posts from the Bookspace community

Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 6mo🇹🇷

bazen hâlâ düşünüyorum son noktayı koymayı; havagazı, 19. kat penceresi, bir satte dört şişe viski ya da saatte 130'la betona dalmak. intiharı ilk düşündüğümde 13 yaşındaydım ve başarısızlıklarla doluydu hayatım. o günden beri benimle; bazen öylesine geçirirdim aklımdan, küçük provalar, ama bazen de deli gibi isterdim kendimi öldürmeyi. ama, şimdi, tamamen delice olmuyor artık, sinemaya gitmekle yeni bir çift ayakkabı almak arasında seçim yapmak gibi bir şey daha çok. hatta yıllar geçtikçe intihar düşüncesi kaybolur neredeyse. sonra, birden, canlanır: hey, güzelim, bir kez daha deneyelim, gibisinden. geldiğinde de kendini hissettirir, beyinde değil o kadar (eskiden olduğu gibi) ama tuhaftır, garip yerlerde, ensende mesela, ya da çenenin altında bir noktada, ya da üstünde kazak varmışçasına kollarında... eskiden midemde hissederdim, şimdi kurdeşen dökmek gibi. radyoyu açmış arabamda güzel güzel giderken üstüme sıçrar bazen.

5
Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 6mo🇹🇷

ama biliyor musunuz, kitap kurdu olarak geçmişim muhtemelen birilerini öldürmemi engellemiştir, kendim de dahilim buna. sanayici olmamı engellemiştir. çoğu erkeğin birlikte yaşamaya katlanamayacağı bazı kadınlara dayanmamı sağlamıştır. alan verdi bana, fasıla. belki de şimdi kahkahalarla biz gittikten sonra bile her zaman olacak olan olanaksızlıklara gülme ihtiyacında olan bir gence bunu yazmama yardımcı oldu (bu odada, diğer odalar gibi.)

5
Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 7mo🇹🇷

çalışan bir ceset olarak onlara verdiğim yıllara, saatlere, dakikalara hep içerlerdim, başımı ağrıtırdı, içimi ağrıtırdı -yıllarımın bu şekilde katledilmesini anlayamıyordum ama mesai arkadaşlarım hiç şikayet etmiyorlardı, bazıları çok memnun görünüyorlardı hatta, ve onları öyle görmek yaptığım iş kadar aptal ve deli kılıyordu beni. işçiler boyun eğiyorlardı. iş öyle balyozluyordu ki onları düşünemiyorlardı, kepçelenip fırlatılmışlardı. intiharı düşündüm. boş saatlerimde bir başıma içtim. olabilecek en kötü kadın türü ile birlikte oldum, işin öldüremediğini onlar öldürdüler.

3
Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 8mo🇹🇷

bu saçmalık on yıllardan, hatta bazı istisnaları saymazsak yüzyıllardan beridir sürüyor. bu öyle kasvet verici öyle acımasız bir numara ki insanın cesaretini unufak ediyor, umuda pranga vuruyor perdeyi çekmek ya da ayakkabılarını giymek ya da sokağa çıkmak gibi küçük şeyleri zorlaştırıyor, hatta imkânsız kılıyor

3
Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 8mo🇹🇷

biliyordum öldüğümü. içimde bir ses, hadi, öl, uyu, onlar gibi ol, kabullen dedi. sonra içimde bir başka ses, hayır, minicik bir parça sakla, dedi. fazla büyük olması gerekmez, bir kıvılcım. bir kıvılcım orman yakar. bir kıvılcım yeter. sakla. sanırım sakladım. iyi ki saklamışım. ne şans ama.

3
Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 7mo🇹🇷

İspanyollar biliyorlardı cevabı, Yunanlılar da, ama siğil içindeki babaannemin kafası karışıktı. kıyametin parlaklığı herkesin pisliğidir eşeklerden ve develerden hâlâ faydalanılırken. falsolu top falsoyu alıyor ve en fazla stoğu yapılan dondurma vanilyadır. bu gece silah sesleri geldi dışarıdan ve ben oturup yağlı parmaklarımla alnımı ovdum. iki nokta arasındaki en kısa mesafe çekilmezdir genellikle. dolapta görüyorum seni. karanlıkta görüyorum. ölü görüyorum. Santa Monica karayolunda giden bir kamyonetin arkasında görüyorum. yağmurda olunacak en iyi yer yağmurun altıdır, sabahın bir buçuğunda yağmurun altında bir çiftlik evine doğru yürüyorsun, üst pencerelerden birinde tek bir ışık var. ışık söner. bir köpek havlar. düşün tahlilini en iyi gören yapar. salyangoz yuvasına doğru sürünür. battaniyenin altındaki ayak parmakları dünyanın en güzel manzaralarından biridir. elim elimdir. elim elindir. bulutlar bana doğru ilerliyor. güvercin adımı söyler.

2
Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 7mo🇹🇷

ehliyetini yenileyemeyeceğin kaygısı giderek yaşanırken, akşamdan kalmalıkların daha uzun süreceği kaygısı, 85'ine ulaşamayacağın kaygısı, şiirlerin kesileceği kaygısı. saunada öleceğin kaygısı. hipodromdan dönerken direksiyonda öleceğin kaygısı. havuzunda yüzerken öleceğin kaygısı. kalan dişlerinin dayanmayacağı kaygısı. ölüm değil, ölüyor olma kaygısı. insanların sarhoşluğunu artık tehlikeli bulmadıkları kaygısı. gülmeyi unutacağın kaygısı. cehennemden içecek bir şeyin kalmayacağı kaygısı.

2
Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 7mo🇹🇷

"-biliyor musun, ya ailem vardı başımda ya da iş, araya hep bir şeyler girdi ama şimdi evimi sattım, nefis bir yer buldum, geniş bir stüdyo, o ferahlık o ışık, görmelisin hayatımda ilk kez yaratmak için yeterince mekânım ve ışığım olacak" hayır yavrum, yaratacağın varsa bir maden ocağında günde 16 saat çalışırken de yaratırsın ya da üç çocukla küçük bir odada işsizlik yardımı ile geçinirken, vücudun ve beynin kısmen parçalanmışken bile yaratırsın, kör topal felçli, kent depremle, bombardımanla, selle, yangınla boğuşurken sırtına bir kedi tırmanır ve sen yaratırsın. güzelim, havaymış, ışıkmış, zamanmış, ferahlıkmış, yok bunların bu işle ilgisi ve hiçbir şey yaratmazlar yeni bahaneler bulmaya yarayacak daha uzun bir hayattan başka.

2
Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 8mo🇹🇷

insanın kendini nedenini bilmeksizin iyi hissetmesi ne güzel: ya da sınırlı bile olsa seçimi olabilmesi; ya da biraz aşkı, nefrete dönüşmeyen. güvenin, dostlar, ama tanrılara değil, kendinize: sorma, anlat cehennemin gölgelerinde ulvi bir müzik bekliyor diyorum size.

2

Ready to Meet Someone Who Reads Like You?