Sarhos Cal Piyanoyu Vurmali Calgi Gibi Parmaklar Biraz Kanamaya Baslayana Dek
Subjects

Sarhos Cal Piyanoyu Vurmali Calgi Gibi Parmaklar Biraz Kanamaya Baslayana Dek

by Charles Bukowski

Publisher
Parantez Yayinlari
Pages
144
Language
Türkçe
Published
2018-03

Overview

Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 144 p. Charles Bukowski, edebiyat dünyasina esas girisini siirle yapmis, bu nedenle siirlerini düzyazilarindan ayri bir yere koyuyor ve daha çok önemsiyor. Parantez Yayinlari'ndan Türkçe'de yeni çikan kitabi "Sarhos Çal Piyanoyu / Vurmali Çalgi Gibi / Parmaklar Biraz / Kanamaya Baslayana Dek" Bukowski'nin siirlerinden olusuyor. Siirler silahsörler gibi etrafimi Sarmis, pencerelerime mermi delikleri açiyor, Tuvalet kagidimi çigniyor, At yarisi sonuçlarini okuyor, Telefonumu fisten Çekiyorlar.   Ne issin, sen, moruk? diye Soruyorlar Silahsör siirler; Silahina davranmak Ister misin?

Posts about this book

8 posts from the Bookspace community

Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 4mo🇹🇷

onları ilk tanıdığınızda öyle anlayışlı bakarlar ki; kahkahalar kum pireleri misali. sonra, Tanrım, zaman geçer ve tavan akmaya başlar. TALEPLER gelir. olduğun ya da olabileceğin herşeye aykırıdır talepler. tuhaftır ama yazdığın hiçbir kitabı okumamıştır, tekini bile. ya da okumuşsa seni KURTARMAYA soyunur. yani diğerleri gibi olmanı ister. bu arada iliğini sömürüp milyonlarca ağlarla bağlamıştır seni ve duygusal biri olarak iyi zamanları ya da sana iyiymiş gibi gelen zamanları hatırlamadan edemezsin. kendini bir başına yatak odanda göbeğini sıvazlar ve aman Tanrım, olamaz, yine mi, derken bulursun.

4
Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 5mo🇹🇷

bazıları hiç delirmez. ben, bazen koltuğun arkasında 3-4 gün boyunca yattığım olur. orada bulurlar beni. Melaike'ymiş derler, sonra gırtlağımdan aşağı şarap döküp göğsümü ovarlar yağ serperler üzerime. sonra kükreyerek kalkarım, atıp tutar, köpürürüm - onlara ve evrene küfreder bahçeye kadar kovalarım. sonra kendimi çok daha iyi hisseder, tost ve yumurtanın başına otururum, bir şarkı mırıldanıp, aniden pembe besili bir balina gibi sevimli olurum. bazıları hiç delirmezler. ne korkunç hayat sürüyorlardır allah bilir.

4
Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 6mo🇹🇷

milyon kere ölmüşüm ben inanıp bekleyerek, bekleyerek odanın birinde tavandaki çatlaklara bakarak telefon bekleyerek, bir mektup, bir kapı çalışı, bir ses, bir nefes... bir aşkın kollarından çıkıp bir diğerinin kollarına çarmıha gerilmiş ölmek hiç de hoş değil, karanlıkta adının fısıldandığını duymak çok daha güzel.

3
Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 7mo🇹🇷

avurtları çöküktü Bogart'ı andırırdı sigara desen zincirleme pencerelerden işer kadınlardan uzak dururdu ev sahipleriyle dalaşırdı yük trenleriyle yolculuk ederdi dövüşme fırsatını hiç kaçırmazdı pansiyon ve sefilhane hikayeleriyle doluydu kaburgaları sayılırdı midesi dümdüzdü çivileri batan ayakkabılarla yürürdü pencereden dışarıya bakardı ağızda puro dudaklar biradan ıslak sakallı şimdi Bogart çok daha yaşlı ama inanmayın söylenenlere: Bogie ölmedi. henüz.

3
Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 7mo🇹🇷

içmekten, atlara ve şiire oynamaktan başka çare yok. yapılan bütün hatalardan başka savunma yok. bu arada duş yapıyor telefona cevap veriyor yumurta haşlıyor devinimi ve artıkları inceliyor ve kendimi yanımdaki kadar mutlu hissediyorum güneşin altında yürürken.

3
Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 5mo🇹🇷

saçmalık sona erdi, ve perdeler rüzgârdan hışırdadı, kılıçlar misali şakırdadı, toplar misali gürledi, ve 30 köpek, 20 ata binmiş 20 adam güneş altındaki tarlalarda tek bir tilkiyi kovaladı, yataktan çıkıp esnedim ve göbeğimi kaşıdım ve biliyordum ki yakında çok yakında yine adamakıllı sarhoş olmam gerekecekti.

2
Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 7mo🇹🇷

tanrı karmaşadır deliliktir tanrı sürekli huzurlu olmak sürekli yaşamaktır ölümü acı öldürebilir ya da hayata tahammül gücü verir ama huzur hep korkunçtur en kötü şeydir huzur yürümek konuşmak gülümsemek varmış gibi yapmak. kaldırımları, ihaneti, elmadaki kurdu, demir parmaklıkları, hapishaneleri aşıkların intiharlarını unutma. burda, Amerika'da bir başkana ve kardeşine suikast düzenledik, bir diğeri ayrılmak zorunda kaldı.

2
Talha Kürşat Ercan@talhaercan· 4mo🇹🇷

kederden ve alkolden ölüyorum, dedi bana yumuşak bir perşembe öğle sonrasında garın yakınındaki eski bir otel odasında şişeyi paylaşırken. ben, diye devam etti, kendime inançla ihanet ettim, kendimi aşkla yanılttım, cinsellikle kandırdım. şişenin sadakatinden şaşma, dedi, şişe asla yalan söylemez. gülü kestikleri gibi keserler eti, köpekler gibi ölür insanlar, köpekler gibi ölür aşk, dedi. hey, Ronny, dedim, bana 5 dolar borç ver. aşk için çok çaba sarf etmek gerek, dedi. nefretse kendi başının çaresine bakar. sadece 5 dolar, Ronny. nefret gerçeği barındırır içinde. güzellik dış cephedir.

1

Ready to Meet Someone Who Reads Like You?