
Hançer gibi saplandı yüreğinize bugünün de eriyip gidişi Zamanın çağıltısını izleyerek dolaşıyordunuz sokaklarda: çoğu imge. Su gibi akıyordu: bir orada, bir burada: herşey birbirine girmişti: aşkolsundu ayırabilene!

by Nuri Pakdil
Daha kitabin basinda icindekiler bolumunu ifade eden iki kelimeyi gorunce alisilmisin disinda bir kitabi elime aldigimi fark ettim: "Gozetleme Noktalari". Hayatin bir icagaci olmasi fikri bende 'neden olmasin' duygusu uyandirdi. Bir icagacim oldugunu bildigim icin daha umutlu oldugumu soyleyebilirim artik. "Dahasini soyleyeyim mi, Beyefendi, aslinda konustugumuz filan da yok; dupeduz, acik acik ciglik cigligayiz", ne kadar da bizi anlatan bir cumle demekten kendimi alamadim, tipki "Yogun, agir bir zaman: saniyesini tasimak bile belini bukuyor insanin …" gibi.Yine "Tersinden okunan sessiz bir ve dusuncesiyle yurudum otobus duragina dogru"yla muzip bir gulumseme yayildi ortaliga, derken "insanin gercek yuzu ancak kesin anlarda cikar ortaya" diyerek adeta ciddiyetle devam edin deyivermis gibi hissettim. "Kokusunu alabiliyor muyuz acinin?" sorusuna, gozler onunde olanlari goremiyoruz ki dedim icimden. / Aysegul Toprak (Tanitim Bulteninden)Ince Kapak: Sayfa Sayisi: 104Baski Yili: 2014e-Ki
1 posts from the Bookspace community

Hançer gibi saplandı yüreğinize bugünün de eriyip gidişi Zamanın çağıltısını izleyerek dolaşıyordunuz sokaklarda: çoğu imge. Su gibi akıyordu: bir orada, bir burada: herşey birbirine girmişti: aşkolsundu ayırabilene!