Hayatin Anlami
Subjects

Hayatin Anlami

by Terry Eagleton

Publisher
Ayrinti Yayinlari
Pages
144
Language
Türkçe
Published
2015-05

Overview

Hayatin anlami nedir? Daha fazla guc, servet, seks, ask, cikolata, futbol, entelektuel tefekkur ya da gunu yasamak mi? Hayatin bir anlami var midir; yoksa o da tum anlamlar gibi sadece postmodern bir kurgudan mi ibarettir? Anlamin hizla buharlastigi gunumuz kapitalizminin kentli, pragmatik politik ve kulturel dunyasinda her seye ragmen ortak ya da hayatlarimiza gomulu anlamlardan bahsedebilir miyiz? Terry Eagleton bu kisa "giris" kitabinda, insan bilimlerinin terk ettigi ve populer kulturle anlam endustrisinin istila ettigi bir alanda hayatin anlamini sorguluyor. Hayatin anlamini, anlamin hayatini olusturan dilbilimsel, etik, kulturel ve politik gostergelerle tartisan Eagleton'in anlatisina Shakespeare'in tiyatral karakterleri, Wittgenstein'in "dil oyunlari", Schopenhauer'un "istenc"i Heidegger'in "hic"i, Sartre'daki endise, Samuel Beckett'in "belki"si ve Freud'un "bilincdisi" da parcalar halinde katiliyor. Aristo'dan Marx'a uzanan bir ahlaki soykutuk dahilinde insanin kendini gercekle

Posts about this book

7 posts from the Bookspace community

sasiamovnoa@hevhev· 3mo🇹🇷

Arzu sonsuz, tatmin ise nadir ve düzensizdir. Benlik tahammül ettiği sürece, arzu diye bildiğimiz onulmaz hastalığın bir sonu yoktur. ( Kitabın ismini bulmaya çalışırken yaşanılan süreçten bir roman çıkar)

8
Emin@themedceyy· 2d🇹🇷

Tıpkı bir geminin dengede kalabilmesi için safraya ihtiyacı olması gibi, insanın da hayatın dalgaları arasında savrulmaması için her zaman bir miktar acıya, kederi hissetmeye ihtiyacı vardır.

6
Mustafa önver@mustafaonver· 2mo🇹🇷

Şurası kesin ki bu dünyada neredeyse bütün insanların hayatları boyunca paylarına düşen işgüç, tasa kaygı, zahmet meşakkat ve sıkıntıdır. Fakat bütün arzuları dilekleri daha doğar doğmaz yerine getirilmiş olsaydı eğer, insanlar ne ile doldururlardı hayatlarını ve ne ile geçirirlerdi zamanlarını? Varsayalım insan soyu kaldırılıp her şeyin kendiliğinden gelişip olgunlaştığı, sütlerin balların yerden kaynadığı, yiyeceklerin dallarından koparılmayı beklediği; herkesin gönlünden geçirdiğini hiç vakit kaybetmeksizin önünde bulduğu ve elde etmekte hiç güçlükle karşılaşmadığı Utopia ülkesine götürüldü; o zaman ne yaparlardı bu insanlar? Ya can sıkıntısından ölürlerdi ya da kendilerini asarlardı ya da olmadı birbirlerine düşer, kavga dövüş birbirlerini boğup öldürürlerdi, böylece kendilerini şimdi tabiatın onlara yazdığından daha büyük bir acı ve ıstıraba uğratırlardı. Dolayısıyla böyle bir insan soyu için başka bir tablo, başka bir hayat uygun değildir

6
Mustafa önver@mustafaonver· 2mo🇹🇷

Zaman şeylerin beyhudeliğinin, sayesinde gelip geçicilik olarak göründüğü biçimdir, çünkü onun sayesinde bütün keyiflerimiz ve zevklerimiz boşa çıkar ve ardından hayretle sorarız onlardan arta kalan şimdi nerede diye. Bu yüzden bu beyhudeliğin kendisi zamanın yegâne nesnel unsurudur ve dolayısıyla onun dışavurumudur. Bu sebepten ötürü zaman bütün algılarımızın a priori zorunlu biçimidir; her şey, hatta kendi öz varlığımız bile zamanda kendisini göstermelidir

6
Kemal Erdoğan@ouraboruss· 6mo🇹🇷

Çocuklarıma bırakacağım en büyük miras hiç var olmayacak olmalarıdır.

5
Mustafa önver@mustafaonver· 2mo🇹🇷

Acıyı ya da ıstırabı hissederiz ama ıstırapsızlığı de-çğil; endişe yahut tasayı hissederiz, ama tasasızlığı de-ğil; korkuyu hissederiz fakat güven ve emniyeti değil. Açlığı ve susuzluğu hissettiğimiz için arzuyu hissede-iriz; ama tatmin edilir edilmez ağza alınan bir lokmaya benzer, yutulmasıyla birlikte duyularımız için varlığı sona erer

4
metin doğan@metind· 3w🇹🇷

Eğer hayatınız harika biçimde yolunda gidiyorsa muhtemelen bunun bir nedeni de zaman zaman onu düzeltmeniz ya da değiştirmeniz gerekip gerekmediği konusunu bir arpacı kumrusu gibi düşünmenizdir. Hayatın Anlamı, Terry Eagleton

2

Ready to Meet Someone Who Reads Like You?